18 Ağustos 2017 Cuma

Kurban Bayramında Alınabilecek En Güzel Hediye

Kurban Bayramı’nda sevdiklerinizi ziyaret ederken, yıllar boyunca kullanabilecekleri pratik bir hediye de vermeye ne dersiniz? Yalnız uyarayım; bu hediye o kadar güzel ve kullanışlı ki, kendinize saklamak isteyebilirsiniz! Derin dondurucular son derece faydalı cihazlar ve özellikle Kurban Bayramı gibi dönemlerde büyük bir sorunu çözüyorlar: Uzun süreli gıda depolama. Geçen bayram bir derin dondurucu kullanmanın ne denli önemli olduğunu anladım, zira etlerimin çoğunu (bozulmasınlar diye) hemen tüketmek, tüketemediklerimi de dağıtmak zorunda kaldım. Buzdolapları uzun süreli gıda depolamak için uygun bir çözüm değil, en fazla bir hafta içinde et tüm tazeliğini yitiriyor, hatta bozulmaya başlıyor.

Derin dondurucular ile böyle tanıştım ve uzun bir araştırmadan sonra, tercihimi yatay derin dondurucu modellerinden yana kullandım. Yatay olmaları kapaklarının üst kısımda olması anlamına geliyor. Bu tasarım son derece kullanışlı ve pratik: Muazzam bir kullanım rahatlığı ve depolama alanı yaratıyor. Marka konusunda seçim yaparken hiç tereddüt etmedim ve Uğur Soğutma markasını seçtim. Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma, 63 yıldan bu yana piyasadaki en kaliteli ve en sağlam derin dondurucuları üretiyor. Renk konusunda beyaz ile sınırlı olduğumu düşünüyordum ancak şaşırtıcı bir şekilde çok sayıda renk seçeneğim olduğunu fark ettim. UED 210 A++ isimli model, birden fazla renk seçeneği içeriyor ve ben en çok mor ile gümüş renklerini beğendim. Açıkçası halen karar vermiş değilim ama mor rengi seçecek gibiyim – çok şık duruyor!

 

Tek özelliği şık durması değil elbette, 190 litre iç hacmi var ve emin olun sadece sizin değil, tüm akrabalarınızın gıdalarını depolamak için fazlasıyla yetiyor! UED 210 A++ enerji sınıfına giren bir model, yani hemen hiç enerji harcamıyor ve elektrik faturasının artmasına neden olmuyor. Dolap içi LED aydınlatma sistemi ve elektrik kesilse bile 48 saat boyunca gıdaları korumaya devam etmesi, sevdiğim diğer özellikler arasında yer alıyor. Bu yılki etleri bir sonraki bayrama dek ilk günkü tazelikleri ile depolamaya kararlıyım: UED 210 A++ derin dondurucu sayesinde bu mümkün oluyor! Satın almak isteyenler için bir ipucu da vereyim: http://satis.ugur.com.tr adresinden sipariş verir ve satın alma işlemleri sırasında UGURGUMUS veya UGURMOR indirim kodunu kullanırsanız, ekstra %5 indirim elde ediyorsunuz. Kampanya hakkında detaylı bilgi için BURAYA tıklayabilirsiniz.

                                        

Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Amway G&H Protect Vücut Bakım Serisi

Geçtiğimiz aylarda sevgili Gülsen'in davetiyle katıldığım Amway etkinliğinde G&H Vücut Bakım ürünlerinin tüm serisi denememiz için hediye edilmişti.  G&H Vücut Bakım serilerinden ilk olarak tüm aile bireylerinin kullanabileceği bakteri koruması ve koku kontrolü sağlayan Protect serisinin ürünlerini kullandım. Yoğun sıcaklarda kullanmak için de en uygun seri bence Protect serisi oldu.


Protect serisi adı gibi etkin koku korunması ve cilt temizliği vaadeden bir seri. Deodorant, roll on, sıvı ve katı sabunlardan oluşan bir seri Protect. İçeriğinde bulunan yaban mersini özü, beyaz çay, c vitamini ve doğal minerallerle cildin korunmasına ve yenilenmesine yardımcı oluyor bu seri. Ve serinin en baştan çıkartıcı yanı da bence muhteşem kokusu.



Protect serisinin vaadi koku kontrolü ve bakteri koruması olunca hem deodorant hem de roll on'dan beklentim biraz yüksek oldu. Her iki ürünü de özellikle spor yaptığım günlerde kullandım.


Hem deodorantın hem de roll on'un etkinliğini anlamak için sıcak havada yapılan spordan daha iyi bir yöntem olmasa gerek. Normalde de aşırı terleyen bir fani olarak sporda bu terleme hali daha da beter olabiliyor bende. Bu sebeple spor yaparken bile tişört değiştirdiğim zamanlar oluyor. 
Her iki ürünü denerken biraz pis bir yöntem kullandım. 3 gün boyunca sporda aynı tişörtü giydim. Roll on kullandığım 3 gün boyunca hiç bir şekilde ter kokusu olmadı. Ama deodorant aynı etkiyi göstermedi. Spor sonunda ter kokusunu önlemedi ne yazık ki. 3. gün sonunda tişört fena durumdaydı 🙈


Roll on'un koruyuculuğunun daha iyi olmasındaki neden içeriğinde ne yazık ki alüminyum bulunması. Meme kanseriyle alüminyum ilişkisi ispatlanmışken içeriğe ve doğaya bu derece öenem veren Amway'in neden roll on içeriğinde bu zararlı kimyasalı kullandığını da pek anlayamadım ama neyse..
Deodorant içerik olarak daha temiz olmasına rağmen benim alerjik astımımı tetikledi. Deodorantı sıktığım an nefesim tıkanıyor. Sanırım bunun sebebi de içeriğindeki itici gazın bütan gazı olması. Bu yüzden her iki ürünü de kullanmaya devam edemedim. 

Her iki ürün de leke yapmadı ve ciltte hassasiyete neden olmadı. Deodorant kol altına uygulandığında sanki hava sıkıyormuş gibi kupkuruydu. Bu özelliğini sevdim ama ne yazık ki tıkanan nefes yerine ıslak kol altını tercih ettim :))
Alüminyumla ilgili takıntınız yoksa ve astım-alerji gibi sorunlar yaşamıyorsanız her iki ürünü de deneyebilirsiniz.

deodoant içerik

roll on içerik

Protect serisinin hem sıvı hem de kalıp sabunları var. Birkaç yıldır sıvı sabunu içeriklerinden dolayı ve egzamamı tetiklediği için almayı bırakmıştım. Amway sıvı sabunu da biraz tereddütlü kullanmaya başladım.


Soğan, sarımsak, balık vs gibi elde kalan kötü kokuları nötrlemek gibi bir iddiası var bu sıvı sabunun ama ben bu iddiasını gerçekleştirdiğini pek söyleyemeyeceğim. Her sıvı sabunda olan durulanmıyor hissi bu sabunda var maalesef. Egzamamı tetiklememesi benim için artı özelliği oldu. 250 ml'lik bu sıvı sabun 450 defaya kadar kullanılabiliyormuş.Bizim evde 450 defa kullanıma dayanır mı bilemiyorum ama çok azı bile gayet güzel temizliyor.



Gelelim Protect serisinin en sevdiğim ürününe. Her iki sabunun da içeriğine girmeyeceğim çünkü maalesef pek temiz değiller. 
Ama bazı ürünler vardır ya hani her şeye rağmen sevilir; sabunlar da benim için böyle. Amway'in bu sabunu kullanmaya başladığım ilk günden beri favorim oldu. Özellikle kokusuna bayıldığımı söylemeliyim. 
Rahat durulanmasını, köpüğünü ve temizlik hissini sevdim. Cildi her sabun kadar kurutuyor. Duştan sonra nemlendirici kullanmak gerebilir eğer cildiniz çok kuruysa. 
Bu sabunun sevdiğim bir özelliği de biten sabun ziyan olup atılmasın diye iyice küçülen sabunun yapışacağı fotoğrafta görünen soap saver ( sabun koruyucu )  bölümü var. Sabunun en minik parçasına kadar kullanmak mümkün oluyor böylece. 

Protect ürünleri unisex ürünler. 3 yaş üstü çocuklar dahil tüm aile fertleri bu seriyi rahatlıklar kullanabilir. Ama yine de deodorant ve roll on çocuklara uygun olmayabilir..













26 Temmuz 2017 Çarşamba

Caudalie Üzüm Çiçeği Aromalı Duş Jeli

Yaz gelince hepimiz adeta birer su kuşu oluyoruz. Sıcaklardan dolayı bazen günde 2 kere duş almak bile yetmeyebiliyor. Sık duş alınca da temiz içerikli ürünler daha da önem kazanıyor. Caudalie Üzüm Çiçeği Aromalı Duş Jeli tam da bu zamanlarda duşta en büyük yardımcı olmaya hak kazanan bir ürün oluyor böylece.



Sabun içermeyen ve aloe vera içeren formülüyle cildin doğal Ph dengesini bozmadan temizlik vaadeden Caudalie, duş sonrası cildin canlanmasını sağlıyor. İçeriğinde paraben, sls, fitalat, mineral yağlar, renklendirici ve hayvansal hiç bir şey barındırmıyor. Caudalie hayvanlar üzerinde deney yapmayan veganlar için de uygun bir marka.


Oldukça hafif, duşun buharında rahatsız etmeyen hoş bir kokusu var Caudalie duş jelinin. Duşun buharını bilerek yazdım. Çünkü bazı parfümler banyonun sıcak buharında çok rahatsız edici olabiliyor. Bol köpüklü ürünleri seviyorsanız Caudalie duş jeliyle ilk başta pek anlaşamayabilirsiniz. İçerinde SLS olmadığı için çok köpüren bir ürün değil.  Ama uygulama sonrası cildin temizlendiğini ve rahatladığını hissedebiliyorsunuz. Ayrıca bol köpük iyi temizlik değildir, bunu da söylemeden geçmeyeyim :)

Ciltten kolay durulanmasını, cildi temizlemesini beğendim. Çok az da olsa duş jellerinin ciltte bıraktığı kayganlığı Caudalie duş jelinde de hissettim. Hassas ciltlerin de rahatlıkla kullanabileceği bir ürün. Cildimi banyo sonrası kurutmadı. Gerçi yazın çok fazla kuruluk yaşamıyorum. Bu duş jelini bir de kışın denemeli.. 
Beni yakından tanıyanlar duş jellerini sevmediğimi bilirler. Bu sebeptendir ki Caudalie duş jeli tüm bu olumlu yönlerine rağmen benim için sıradan bir duş jelinin ötesine pek geçemedi. 



200 ml'lik tüp ambalajı pratik bir kullanım sağlıyor. Tüp ambalajlı ürünler seyahat için de rahat oluyor. Fiyatı da Caudalie markasına göre gayet uygun. İndirimsiz fiyatı 40 lira civarında. Özellikle indirimleri takip ederseniz çok daha uygun fiyata alabilirsiniz.
Ciltte hassasiyet yaratmadığı , içeriğine göre uygun fiyatlı olması ve pratik ambalajından dolayı özellikle tatillerde tekrar alabileceğim bir ürün Caudalie üzüm çiçeği aromalı duş jeli. ( Aramızda kalsın, seyahatlerde sabun hiç pratik olmuyor 🙈 )

Siz daha önce Caudalie duş jellerinden kullandınız mı, yorumlarınızı benimle paylaşırsanız sevinir..

Görüşmek üzere...






17 Temmuz 2017 Pazartesi

Darphin Vitalskin Replumping Energic Cream

Sağlıklı bir cilt, iyi şekilde nemlenmiş bir cilttir. En çok düştüğümüz yanılgı kuru ciltler nemsizdir, yağlı ve karma ciltler nemlidir düşüncesidir. Cildin yapısı yağlı, kuru, karma vs olabilir. Ama her cilt tipi nemsizlik sorunu yaşayabilir. Nemsizliğin çaresi de öncelikle bol su içmek ve doğru ürünlerle cildi beslemektir.
Doğru ürünler kullanılmayan cildin zamanla yağ ve nem dengesi bozulabilir ve ciltte çeşitli sorunlar yaşanabilir. Darphin Vitalskin Replumping Energic Cream de bu tarz sorunlar yaşayan cildin doğal enerjisini destekleyen bitkisel konsantreler ve anti-oksidanlar içeren formülüyle günden güne düzelen, yorgunluk izlerinden kurtulan, nemli ve sağlıklı bir cilt vaadeden  bir krem.



Darphin Vitalskin krem % 87 doğal içeriğe sahip bir ürün ve paraben gibi zararlı maddeler de içermiyor. Ayrıca içeriğindeki hyalüronic asit sayesinde cildin nem tutma kapasitesini de arttırıyor. Hassas ciltlerin rahatlıkla kullanabileceği bir seri Darphin Vitalskin serisi. 
Cildi iyileştirip toparlarken bir taraftan da yatıştırma özelliğine sahip. Düzenli kullanım sonucunda da cildin yorgun görüntüsünü düzeltip daha enerjik ve sağlıklı bir cilt vaadediyor Darphin Vitalskin Replumping Krem.


Darphin krem normal- kuru ciltler için uygun bir ürün. Benim kuruya dönük karma ve nemsiz cildime de harika bir nem sağlayıcı oldu. Kremi mayıs ayı gibi kullanmaya başladım. Mevsim geçişlerinde iyice saçmalayan feci nemsizleşen cildim bir de egzama atağıyla iyice yoldan çıkmak üzereydi bu bahar. O feci dönemi Yves Rocher kremle atlattıktan sonra havaların biraz daha ısınmasıyla daha hafif olduğu için Darphin kreme geçiş yaptım. İlk kullanmaya başladığımda sevimsiz egzama atağım geri döner gibi oldu. Muhtemelen cildim yeni kreme alışma sürecini bu şekilde geçirdi. Neyse ki bu süreç çabuk geçti de Darphin kremle aram açılmadı :)
İlk başlarda sabah ve akşam olmak üzere günde iki kere uyguluyordum kremi ama havalar cehennem sıcağına geçiş yapınca sadece akşamları uygulamaya başladım. Cildime verdiği nem bahar dönemi için oldukça iyiydi ama kış için pek yeterli geleceğini düşünmüyorum. Yapısı oldukça hafif. Yağlandırmadan, anında emilen yapıya sahip bu krem. Günden güne cildim enerjik oldu mu bilemiyorum ama nemli ve sağlıklı olduğunu söyleyebilirim. 
İlk başlardaki alışma dönemi dışında sivilce, irritasyon ve herhangi bir olumsuzluk da yaşamadım kullandığım süre boyunca.  


% 87 doğal içeriğe sahip, paraben bulunmayan içeriğinde keşke silikon da olmasaydı demiştim içeriğini ilk incelediğimde ama etkilerinden memnun kalınca o kadar da kusur olur canım diyerek görmezden geldim :) 
50 ml'lik pompalı tüp ambalajı hijyenik kullanım sağlıyor. Oldukça da bereketli bir krem. Tüm yüzüme boynuma 2 -3 pompa ürün yetiyor. Bu aralar daha da az ürün yeterli oluyor nemlendirmeye. Serinin yağlı ve karma ciltler için de emülsiyon formlu aynı etkilere bir kremi de var. Kremin bana göre tek eksiği güneş korumasının olmaması. Bir de güneş koruması olsaymış tadından yenmezmiş :)

Dermokozmetik bir marka olan Darphin ürünlerini yetkili eczanelerde bulabilirsiniz. 




14 Temmuz 2017 Cuma

Orogold Vücut Nemlendirici

Geçtiğimiz aralık ayında Ankara Next Level Harvey Nichols'da katıldığım Orogold etkinliğini bu yazımda uzun uzun anlatmıştım. Etkinlikte bizlere çeşitli testerlar ve bir de vücut nemlendirici hediye edilmişti. O dönem elimde yarım halde çok fazla vücut sütü olunca Orogold Vücut Nemlendiriciyi daha yeni kullanabildim. Kullanmaya başladığımdan beri de keşke daha önce kullansaymışım dedim.



Orogold Vücut Nemlendiricinin de tüm Orogold ürünlerinde olduğu gibi içeriğinin ana maddesi 24 ayar altın. Tüm cilt tiplerine uygun, cildi yağlandırmadan vücut ısısıyla hemen eriyip ciltle bütünleşen bir yapısı var. Cildimin aşırı kuruyup pul pul olduğu bahar döneminde nemlendirmesi kullandığım süre boyunca yeterli geldi. Uygulandıktan sonra ciltte kalan hafif parfümü de çok sevdim. Koku hassasiyeti olanlar da rahatlıkla kullanabilir, çok yoğun değil parfümü.
Mevsim geçişlerinde cildim kuruluktan gerginleşiyor ve çok kaşınıyor. Yüzümde ve saç derimde yaşadığım egzamayı da bazen bacaklarımda yaşayabiliyorum. Orogold Vücut Nemlendiriciyi kullanıkça cildimin sakinleşip yatıştığını gözlemledim. Ürünün cildi tedavi etmek gibi bir vaadi yok ama nemlendirme işini gayet düzgün yaptığı için yeterince nemlenen cilt de haliyle yatışıyor. Bu etkisinden dolayı yazın güneşten hassaslaşan ciltler için de güzel bir ürün olabileceğini düşünüyorum. 


Orogold hayvanlar üzerinde deney yapmayan bir marka. Vücut kreminin içeriğinde paraben de bulunmuyor. İçeriği incelediğimde sadece paraben değil diğer zararlı maddeler de olmasaydı keşke dedim.
İçeriklerinde 24 ayar altın bulunmasından dolayı ne yazık ki fiyatlar yüksek. Ama dünyaya bir kere geliyorum altın lüksünü neden yaşamayayım diyorsanız Orogold ürünlerine İstanbul'da Kanyon  Harvey Nichols, Zorlu Beymen, Nişantaşı ve Suadiye Brandroom, Nişantaşı Home Of Scents;  Ankara'da Next Level Harvey Nichols mağazalarında bulabilirsiniz. Online olarak da  Brandroom ve Beymen internet sitelerinden satın alabilirsiniz..



12 Temmuz 2017 Çarşamba

Flormar Terracotta Pudra - Dual Gold

Makyajda ışıltı sevmeyenimiz var mı bilmiyorum ama ben seven gruba giriyorum. Flormar'ın kış döneminde yaptığı indirimden aldığım ışıl ışıl kocaman bir üründen bahsedeceğim bugün size. Flormar bu ürününe her ne kadar Terracotta Pudra dese de pudra olmak için fazlasıyla ışıltılı bir ürün. Aydınlatıcı - bronzer demek çok daha doğru bir tanım olabilir Terracotta Pudra- Dual Gold için.



Flormar bu pudrası için;  parlak, ışıltılı ve ipeksi dokusuyla ciltle mükemmel uyum yakalar ve kadifemsi yapısıyla cilde sağlık ve canlılık getirir demiş. Ama ne yazık ki ışıltısı tüm cilde uygulamak için çok fazla. Tüm cilde uygulandığında sonuç fazlasıyla ışıl ışıl olabilir.




Klasik siyah Flormar ambalajına sahip. 9 gr'lık boyutuyla da evladiyelik bir pudra. Büyük olması iki rengi tek tek uygulamak için avantajlı bir durum aslında. Renkler birbirine karışmadan kullanılabiliyor böylece. Karıştırıp uygulamak için de birleşim yerinde fırçamı biraz gezdirdim mi oluyor bitiyor..
Tozutmayan bir yapısı var. Renk vermesi ve uygulaması da başarılı.


Dual Gold pudra içindeki altın yansımalarla isminin hakkını veriyor. Koyu taraf bronz altın, açık taraf şampanya altın renginde. Açık tarafını Flormar'ın meşhur Pixie Dust farına benzetmiştim ilk başta ama Pixie Dust daha açık renk Dual Gold'un açık rengine göre.


İki rengi karıştırdığımda da böylesi bir renk ortaya çıkıyor ve ben bu renge bayılıyorum.

Aydınlatıcı, bronzer, far ve hatta allık gibi çok yönlü kullandığım Dual Gold pudrayı iyi ki almışım. Bu renkleri seviyorsanız indirimleri takip etmenizi öneririm. Şu an ki satış fiyatı 39,90 ama indirimde çok daha uygun fiyatlara bulunuyor.

Bu yaz aydınlatıcılarla ışıl ışıl geçeceğe benziyor benim için.. Siz de durumlar nedir :)

5 Temmuz 2017 Çarşamba

İNSTİTUT ESTHEDERM

İnstitut Esthederm Fransız eczacı ve biyolog Jean-Noel Thorel tarafından kurulmuştur. Türkçe İnstitut öğrenim kurumu olan enstitü ve güzellik mabedi anlamlarındadır. Esthe Türkçe de estetik, Derm ise genç bir görünüm elde etmek için ilgi alanı olan cilt katmanı ve dermatoloji anlamlarına gelmektedir. İnstitut Esthederm sağlık, güzellik ve estetik konularının hepsine birden eğilerek ve araştırmalarını bu doğrultuda devam ettirmektedir. Firma güneşe karşı bakım, yaşlanma karşıtı ürünler ve akne leke gibi cilt sorunlarına yönelik birçok ürün sunmakta ve çalışma yapmaktadır. Esthederm’in önceliği formüllerin her aşamasında cildin doğal özelliklerini koruyarak cilde herhangi bir zarar vermeden kullanım sunabilmektir. Ürünlerin içerisinde kullanılan aktifleri yüksek derecede güvenli ve etkili olmaları nedeni ile seçen firma formül içeriklerini cildin doğal çalışma mekanizmasını etkilemeden cilde uyumlu olarak geliştirmektedir.



Instıtut Esthederm estetik olgusunu gerçekleştirirken biyoloji ve teknoloji eşliğinde ilerleyen bir firmadır. Kurucusu olan Jean Noel Thorel firmaya ait birçok yüz ve vücut bakımı geliştirerek patent ve teknolojik çalışmalar konusunda değerli adımları ile firmaya katkılarda bulunmuştur. Esthederm’in önceliği cildi koruyarak sorunlara kalıcı çözümler sunabilmektir. Dermokozmetik dünyasında emin adımlarla ilerleyen firmanın başarısı cilde ilk önce saygı duyulmalıdır felsefesine dayanmaktadır diyebiliriz. Cildi içinde bulunulan çevresel faktörlere ve dış etkenlere göre değerlendiren firma bu bağlamda formüller geliştiriyor. Cilt bakımının önceliği olarak cilt sağlığına dikkat çekiliyor. Sağlığı korunan cildin tedavilere de olumlu yanıt vereceği öngörülüyor. Sağlığını önemsemeyip sadece bakım uygulanan cildinizden ise sonuç alamayacağınız düşünülüyor. Ürünler cilt yapılarına göre, yaşam koşullara göre ve genetik özelliklere göre araştırılarak uyumlu bir yapıda geliştiriliyor. Institut Esthederm ürünlerinin amacı tam anlamı ile kullanıcının gereksinimlerini giderebilmek ve güvenli bir kullanım sağlayabilmektir.

Marka olarak yüz bakımı, yaşlanma karşıtı bakım, güneş karşıtı bakım ve moleküler bakım alanlarında çalışmalar gerçekleştiren firma kullanıcı memnuniyetine dayalı yenilikler yapmaktadır. Dünyanın birçok farklı konumunda ulaşım sağlanabilen ürünler için alınan olumlu tepkiler firmanın başarısını kanıtlar niteliktedir. Cildin vücudun en kıymetli parçalarından biri olduğunu ve yapı olarak herkeste farklılıklar gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu farklılıklardan yola çıkarak tasarlanan ürünler ile firma cildinize uyum sağlayabilme hedefini yürütmektedir. Ürünleri farklı kılan özellikler patentlerin kendilerine özel olması ve cilt sağlığını ön planda tutmalarıdır. Cilde tamamlayıcı ve koruyucu bir etki yapmayı hedeflemektedirler. Cilt sağlığını ve güzelliğini hedefleyerek oluşturulan ürünler kullanıcıya kendisine has bir bakım uygulaması imkânı sunmaktadır. Cildinizin ihtiyaçlarını karşılamanızı ve daha sağlıklı bir yapıya kavuşturmanızı düşünerek ortaya çıkarılan ürünler her geçen gün yenilenmektedir. Dermokozmetik alanında öncülük ederek tasarlanan ürünler oldukça talep görmekte ve kullanıcılardan tam not almaktadır.

Firma yüz bakımı, gençlik bakımı, güneş bakımı ve moleküler bakım olmak üzere ürünlerini kategorize etmekte ve farklı çözümler sunmaktadır.

Esthederm çevreye duyarlı ve zararsız bir şekilde üretim gerçekleştirmekte ve hayvan haklarına saygı duyarak çalışmalarını sürdürmektedir. Klinik testler uzmanlar tarafından yapılarak onaylanmaktadır. Çevre dostu ürünler hiçbir çevre sorununa sebebiyet vermeden oluşturulmaktadır. Firma kullanıcıların memnuniyetini dikkate alarak gelen talepler yönünde araştırmalarını sürdürmekte ve çözümler üretmektedir. Uygulamaya sunulan ürünler büyük bir titizlikle hazırlanmakta ve cilde uyum sağlayacak şekilde formüle edilmektedir. Formüllerin içeriğinde yer alan tüm bileşenler uzmanlar tarafından tek tek test edilerek seçilmektedir. Özenli araştırmalar sonucunda ortaya çıkan ürünler cildi koruma altına almak için gereksinim duyulan bakımı sağlamayı hedeflemektedir.

Instute Esthederm olarak çalışmalar her yeni gün ilerletilmekte ve cilde dost formüller geliştirilmektedir. Estederm ürünlerine narecza.com dan rahatça ulaşabilir ve kolay bir şekilde sipariş verebilirsiniz.

3 Temmuz 2017 Pazartesi

Yves Rocher 6 Etki 1 Arada Kusursuzlaştırıcı BB Krem

Merhabalar,
Yaz gelmedi, gelemedi derken bir anda çöl sıcaklarıyla pişmeye başladık. Havanın ısınmasıyla cilde ağır gelmeye başlayan fondötenleri de kışa saklayıp, daha hafif renklendiricilere geçtik. BB'ler CC'ler çekmecelerden çıktı. Gerçi bu sıcaklarda makyaj yapmak bile fazla gelebiliyor bazen.
Marttan beri kullanıp, artık bitirmek üzere olduğum; özellikle de mevsim geçişlerinde yaşadığım cilt kuruluğunda severek kullandığım Yves Rocher 6 Etki 1 Arada Kusursuzlaştırıcı BB Kremden bahsedeceğim bugün size.


20 güneş koruma faktörüne sahip Yves Rocher BB kremin tek seferde 6 etki gibi bir vaadi bulunuyor. 24 saat boyunca cildi nemlendirmek, ten rengini bütünlemek, yorgunluk izlerini ve kusurlarını gizlemek, cildi pürüzsüzleştirmek ve ışıltı vermek, uva - uvb ışınlarına ve dış etkilere karşı korumak bu 6 vaadi.
Tüm Yves Rocher ürünleri gibi bitkisel içeriğe sahip olan bu BB kremin en dikkat çekici içeriği Yeşil Pirinç Özü sanırım.
Yeşil Pirinç Özü cilde ışıltı verirken, cilt hücrelerinin dengeli oksijen alımına olarak, cildin daha çok enerji üretmesini sağlayan bir içerikmiş. 


Gelelim Yves Rocher 6 Etki 1 Arada Kusursuzlaştırıcı BB Kremin  benim için vaadlerini gerçekleştirip gerçekleştirmediğine. Öncelikle bu BB kremin cildimi yağlandırmadan nemlendirmesini çok sevdiğimi söylemeliyim. Mevsim geçişlerinde her zamankinden daha çok kuruyan cildimin gerginliğini alıp gün boyu nemlendirmesi oldukça başarılıydı. Ten rengimi bütünlemesi ve uyguladığım zaman cildimin sağlıklı görünmesi de benim için artı özelliğiydi. Ama cilde ışıltı vermesi ve pürüzsüzleştirmesini pek anlayamadım açıkçası. Yaz dönemi için 20 faktör koruması çok yeterli olmasa da bahar dönemi için bence yeterliydi.
Cildimde sivilceye ve iritasyona neden olmaması da benim için diğer artılarıydı. 





Yves Rocher BB kremin eksilerine gelecek olursak bence en önemli eksisi tek rengi olması. Sadece medium rengi bulunan bu BB krem çok açık tenlere ne yazık ki koyu gelecektir. Medium rengi benim tenimle uyumlu bir ton olduğu için sorun olmadı. 
Bazı BB kremler cilt rengine koyu gibi olsa da cilt rengiyle bütünleşme konusunda sorunsuz olabiliyorlar. Yves Rocher BB kremin çok açık tenlerle bütünleşip bütünleşmediğini anlamak için mutlaka mağazada denemelerini öneririm.
Yves Rocher BB kremi fırça, sünger ve elimle olmak üzere 3 farklı yöntemle uyguladım. Her 3 şekilde de kolay uygulanmasına rağmen en iyi sonucu elimle aldım.
Bu BB kremde sevmediğim tek şey uyguladıktan 2-3 saat sonra cildimden silgi gibi soyulmaya başlaması oldu. Fırça ve süngerle uyguladığımda daha çok soyulup yanak bölgemde yol yol toparlanmalar oluyordu. Elimle uyguladığımdaysa bu soyulma ve yol yol olma durumu biraz daha az oldu. 
Verdiği nem yeterli gelmediği için soyulmalar olduğunu düşünüp altına nemlendirici sürüp denediğimde de yine aynı sorunla karşılaştım. 
Bu olumsuzluğuna rağmen inatla kullanmaya devam ettim ya, kendime kocaman bir alkış gelsin :)


Yves Rocher BB kremin ciltten soyulma sebebinin içeriğindeki bir Retinol ( A vitamini ) çeşidi olan Retinyl Palmitate'den dolayı olduğunu düşünüyorum. Anti-age içeriklerden olan Retinol, hücre yenilenmesini ve cildin kolojen üretimini sağlarken, peeling etkisine sahip bir madde. Yves Rocher BB kremin içerik listesinin sonlarında olan Retinyl Palmitate'in cildimde bu derece soyucu etki yapması bence oldukça ilginç..

Yves Rocher 6 Etki 1 Arada Kusursuzlaştırıcı BB Kremle ilgili benim yorumlarım böyleydi. Cildimden soyulmasaydı tekrar tekrar alacağım bir krem olabilirdi ama ne yazık ki yollarımız bu tüpten sonra tekrar bir araya gelmeyecek :)





21 Haziran 2017 Çarşamba

Amway Ankara Blogger Buluşması

Merhabalar,
Geçtiğimiz hafta sevgili Gülsen'in davetiyle Ankara Amway Plazada en yeni Amway ürünlerini tanımak için buluştuk.



Ana fikri Doğadan Gelen Bakım olan en yeni Amway Vücut Bakım Serisi G&H yani Gentle and Healty ( Hassas ve Sağlıklı ) ürünlerini ayrıntılı inceledik bu lansmanda.
G&H vücut bakım serisinin birbirini tamamlayan 3 ayrı koleksiyonu mevcut. Ürünler gerek içerikleriyle gerek ambalajlarıyla doğaya saygılı bir koleksiyon. Ambalajlar % 100 rüzgar enerjisinden elde edilen elektrikle üretilmiş ve % 100 geri dönüşümlü.
G&H vücut bakım serisi sülfat içermeyen ve ph dengeli formüller içeriyor. Tüm ürünler 3 yaş üzeri çocuklarda da rahatlıkla kullanılabilir formülasyona sahip.


Nourish +  

Çok kuru ve nemsiz ciltler için yoğun besleyici ve 24 saate kadar nem vaadeden bir koleksiyon Nourish + . İçeriği portakal çiçeği balı, shea yağı ve kabak çekirdeği yağından oluşuyor. Koleksiyonda duş jeli, vücut losyonu, cilt sabunu ve el kremi bulunuyor.


Refresh + 

Yağlı ve karma ciltlerin rahatlıkla kullanabileceği bir koleksiyon Refreh + . İçeriğinde aloe vera, üzüm çekirdeği özü ve yeşil çay özü bulunuyor. Cildi yağlandırmadan nemledirip yatıştırmayı vaadediyor. Adı gibi kokusu da fresh. Kokusunu erkeklerin de seveceği koleksiyonda duş jeli ve vücut sütü bulunuyor. 


Protect + 

Tüm aile bireylerinin kullanabileceği bakteri koruması ve koku kontrolü sağlayan ürünlerden oluşan bir koleksiyon Protect + . Koleksiyonda konsantre sıvı el sabunu, terlemeye karşı koku giderici roll-on deodorant, deodorant sprey ve sabun bulunuyor. İçeriğinde beyaz çay özü, cildin korunmasına ve yenilenmesine yardımcı olan doğal mineraller, vitamin c ve yaban mersini özü mevcut. 


1959 yılından beri dünyada, 1994 yılından beri Türkiye'de Amway , ailelere onları tamamen sağlıklı hissettirecek ve görünecek bütünsel vücut bakım ürünleri sunmakta olan bir marka. Renkli kozmetikte de oldukça güzel ürünlere sahip.
Bu keyifli lansmanda Amway ve G&H ürünleriyle ilgili bizleri bilgilendiren Didem hanım ve Şebnem hanıma; davet için sevgili Gülsen'e çok teşekkürler.

Ürünleri sırayla deneyip blogda en kısa zamanda yazacağım..

Yeni etkinliklerde görüşmek üzere...




18 Haziran 2017 Pazar

To Save Alışverişi - Pembe Clutch

Geçen ay To Save 'den yaptığım alışverişte sadece çanta değil bir de clutch çanta aldım. Telefon dahil içine her şeyi doldurabileceğim bu pembe spor clutch çantayı görünce sepete atıverdim.


Dış yüzeyi güderi gibi, büyükçe bir cüzdan. Kullandıkça dış yüzeyi çabuk kirlenecek gibi ama bu durum içinde yapacak bir şey yok. 
Çok gözlü bir çanta değil ama pratik ve kullanışlı bir model. 



Metal aksamlı, sert bir çanta. İç materyali naylon kumaş. Kredi kartları ve kimlik koymak için bir bölüm, bozuk para için fermuarlı bir göz ve kağıt paralar için de bir cep bulunuyor. Cep kısmını pek kullanışlı bulmadım. Kağıt paraları da fermuarlı göze koymak çok daha mantıklı olacaktır.




Telefon için lastikli bölüm olması iyi olmuş. Çantanın içinde telefon sabit durabilir böylece. Kartları biraz zor yerleşti. Alırken de epey zorluyor. Naylon kumaş zamanla esnemezse zorlana zorlana kullanmaya devam edeceğim ne yazık ki.



Büyük çanta taşımak istemediğim zamanlarda içine ihtiyacım olan biraz para , kimlik ve telefonu koyup dışarı çıkmak için pratik ve kullanışlı bir çanta oldu benim için.



Benim gibi yurt dışı alışverişlerini seviyorsanız eğer bu spor clutch çanta ve daha fazlası için To Save 'i ziyaret edebilirsiniz.

www.tosave.com

Peruklara meraklıysanız eğer To Save 'in diğer sitesine de bir uğrayın derim ..

www.rosehairextensions.com



16 Haziran 2017 Cuma

Ya Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?




Uzunca bir süredir kozmetik ve yaşam blogları gerek bloglarında gerek sosyal medya hesaplarında bazı şikayetler ve sitemler görüyorsunuz. Bizler yani blog yazarları istedik ki bu durumu tek bir yazıda toplayalım, sorunu ve kaynağını anlatalım.

Öncelikle belirtelim; bizler marka gönderisinden çok kendi aldıklarımızı bloglarında yazan blog yazarlarıyız. Yani bu yazıyı yazma cesaretini gösteriyorsak ki bu nokta çok önemli, blogumuz biz istediğimiz için var ve var olacak!

Uzun bir süre aktif blog yazarları olarak olayları uzaktan izledik. Blog yazmayı kolay zannedenler ticari veya en azından çıkar amaçlı blog açıyorlar. Hatta blog demeyelim, instagram hesabı açıyorlar ve kendilerine blogger diyorlar. Üzerine son zamanların en moda hadisesi takipçi satın alıyorlar. Bir bakıyorsunuz 2 aylık bir instagram hesabı 40 bin takipçiye ulaşmış. Çözünürlüğü iyi fotoğraflar, hatta bazen yabancı bloggerlardan aldıkları fotoğraflar ile “dostlar iş başında görsün” mantığı ile paylaşım yapıyorlar. Ardından markalara yazmaya başlıyorlar, tanıtmak için ürün istiyorlar. Zaten instagram hesaplarını açar açmaz profillerine ekledikleri bir not var: “Reklam ve iş birlikleri için DM” Yani amaç baştan belli sizce de öyle değil mi? Ve bazıları blog nedir, blog nasıl yazılır haberi yok. İçlerinde instagramın gerçekten blog olduğuna inananlar var biliyor musunuz?.

Bu şekilde bir yol izleyerek hem gerçek blog yazarlarının emeğini hiçe saymış oluyorlar hem ‘blog yazarlığı’ vurgusunu kötüye kullanıp lekeliyorlar. Olay bununla da sınırlı değil. Markaların ‘denemeleri ve yazmaları’ için gönderdiği ürünleri satmaya başlıyor kimileri. Yani olayın ticari boyutuna kısa yolla ulaşıyorlar.

Peki bu durumda sadece kendini blogger zanneden ve etrafındakileri inandıranlar mı suçlu? Bunların hesaplarını incelemeyen ve “ben bloggerım dediğinde “hani senin blogun” diye sormayan firmaların hiç mi suçu yok? Aslında bakarsınız suçları hiç azımsanmayacak ölçüde. Onlar bu blog yazmayan ve takipçileri gerçek olmayan hesaplara ürün gönderip, ürünlerin akıbetini bile sormayınca ne oluyor? “Bu iş ne kadar kolaymış” diye düşünen meraklı insanlar da açıyorlar bir instagram hesabı, alıyorlar takipçiyi başlıyorlar firmalara yazmaya. Belki onlara da gelir öyle değil mi?

Bu arada emek veren blog yazarları ne yapıyor dersiniz? Sırf bu işi severek yaptıkları için, blog yazarken paylaşım yaparken mutlu oldukları için ceplerinden para verip o markaların ürünlerini almaya devam ediyor. Evet bir çoğu bunu yapıyor.

Sizce firmalar neden böyle yapıyor? Ürünleri yazmayan tanıtmayan hatta blog bile yazmayan insanlara neden ürün gönderiyorlar? Bizler nasılsa gidip o ürünleri alıp, kullanıp yazıyoruz. O kişiler bedava olmazsa almıyor. Sebep bu olabilir mi? Biz mantıklı bir gerekçe bulamadık. Bizler blog yazarı olarak, birer tüketici olarak blog yazarları kimdir, ne kadar samimidir bir iki defa okumakla anlayabiliyorsak koskoca pr ekipleri bunu neden anlayamıyor? Çalıştıkları markayı aşağı çekmek hoşlarına gitmez ama ürün gönderdikleri insanlar instagram hesaplarında bile ürünü yorumlamazken nasıl bir sonuca varmayı düşünüyorlar dersiniz? Peki pr işlerini instabloggerlara veren markalara ne dersiniz? Bol bol soru işreti konulacak cümleler kurmak mümkün bu paragrafta… Bizde bu soru işaretleri oluşturan markalar yanında nokta atışı yapan muhteşem firmalar da var. Onları da yürekten tebrik ediyoruz.

Bir sorun da nedir biliyor musunuz? Firmaların uyarılara duyarsız olması! Ya cevap verilmiyor, ya geçiştiriliyor. Bazı markaların ‘blogger toplantısı’ adı altında bir organizasyon yapıp katılımcıların yarısından çoğunun blogu olmayan makyaj sever instagram hesabı olması ayrı bir konu zaten.

Bu noktada hemen vurgulayalım; markaların denemesi için ürün gönderdiği çok kıymetli blog yazarları da var. Ve bizler onların yorumlarını fazlası ile önemsiyor ve ilgi ile takip ediyoruz.

Bu yazıyı hep birlikte hazırlayıp yayınlamadan önce çok düşündük. İlk soru 'acaba tepkimiz işe yarar mı?’ Evet okuduğunuza göre yazıyı yayınlama kararı aldık. Hiç bir işe yaramasa da, ürün incelemeyi değerlendirmeyi bilmeyen amacı çok farklı olan insanlarla iş birliği yapılmaya devam edilse de bizim çizgimiz net! Bugüne kadar ne yaptıysak o şekilde devam etmeyi planlıyoruz. Ya siz olsaydınız ne yapardınız? 

Not: Bu yazıyı görüp paylaşmak isteyen blog yazarlarının, detaylıca anlayarak okumasını rica ediyoruz. Yazıda altını dolduramayacağı özelliklere sahip birinin bu yazıyı yayınlaması doğru olmaz. Mesela bloguna düzenli yazı girmeyen veya blogu sadece hediye ürünlerle dolu olan bir blog yazarı lütfen bu yazıyı yayınlamasın. Bizler gibi düşünen yazarların bu yazıyı paylaşması hepimizi mutlu eder. Bizler doğru yolda olduğumuzu biliyoruz ancak yazının çok fazla blogda yayına girmesi bizim tavır ve tepkimizin doğru olduğunu çok fazla insana ulaştırır.

Sağlıcakla…

15 Haziran 2017 Perşembe

La Roche Ürünleri

La Roche Posay adını Fransa’nın Güneydoğusunda ki küçük bir kasabasından almaktadır. Ancak günümüzde dermokozmetik ve cilt bakımında oldukça iddialı ve tanınır bir marka haline gelmiştir. Loreal’e ait bu marka bu kasabanın kaplıcalarınız, zengin mineralli şifalı sularını ilham alarak oluşturulmuştur. Bir efsaneye göre ise 14. Yy da Fransız kralın hükümdarlığı altında çalışan Bertrand Du Guesclin evine dönerken La Roche Posay kaynaklarını keşfeder ve su içmek için girdiği bu sudan egzamalarının iyileştiğini gördüğünde bu efsane dilden dile yayılmıştır.



La Roche Posay 1975 yılında ilk olarak eczacı Rene Lever tarafından dermatologların, dermatolojik uygulamalarda reçetelerine rahatlıkla yazılacak bir ürün olarak ortaya çıkmıştır. Fransa’ nın La Roche Posay şehrinde bulunan laboratuarlarında bu ürünlerde şehirde bulunan termal ve şifalı suları kullanılmaktadır.

 La Roche Posay termal suyunun ilk defa kontrolleri ise Pierre Milon adlı bir doktor tarafından yapılmıştır. Daha sonra 19. Yüzyılın başlarında Napoleon Bonaparte askerlerinin ciltteki ve vücutlarındaki hastalıklarını iyileştirmek için bir hastane kurdurmuştur. Devlet tarafından öne 1897 yılında Fransız Tıp Akademisi resmi olarak tanımış daha sonra ise 1905 yılında La Roche Posay bir termal spa merkezi olarak adlandırılmıştır.

Tamamen doğal içeriklerden hazırlanan ve geniş ürün yelpazesine sahip olan bir markadır. 30 yılı aşkın süredir lider marka konumundadır. Özellikle hassas ciltler için özel olarak seriler sunan marka birçok farklı cilt tipine de hitap etmektedir. Tüm La Roche Posay ürünleri zengin ve doğal içeriklere sahiptir. İçerisinde bulunan anti-oksidan, nemlendirme, rahatlatma, arındırma ve canlandırma gibi birçok özelliğe sahiptir. İçeriğindeki bileşenlerde termal sudan yararlanılmaktadır. Bu şifalı ve zengin içerikleri ile 30 yılı aşın sürede lider bir marka konumuna gelmiştir. Dermokozmotik bir marka olmakla beraber hem cilt bakımı hem temizleme hem de korunma gibi birden fazla ihtiyaca cevap verecek birçok serisi bulunmaktadır.

Yağlı ve akneye meyilli ciltler için; La Roche Posay Effaclar serisi, kuru ve neme ihtiyaç duyan ciltler için; La Roche Posay Hydreane serisi, hassas ciltler için La Roche Posay Toleriane serisi, yaşlanma ve kırışıklık karşıtı bakım için ise La Roche Posay Redermic serisi özel olarak geliştirilmiştir. Sadece cilt bakımında değil saç temizliği ve bakımında da özel serileri vardır. Dökülmeye meyilli ve hassas saç derisi için özel olarak La Roche Posay Kerium serisi; çok kuru ve hassas ciltler için ise; Nutiric ve Lipikar serisi özel olarak geliştirilmiştir. Sadece yetişkinler için değil daha hassas olan çocuk ve bebekler için güneşin zararlı ışınlarından korunma amaçlı La Roche Posay Anthelios serisi geliştirilmiştir.

Birçok farklı ülkede satışı yapılan ve zengin ürün yelpazesi ile birçok ihtiyacınıza cevap verecek bir markadır. Ürünleri arasında şampuan, güneş kremi, saç bakım kremleri, fondöten, maskara, vücut nemlendirici kremler, yüz nemlendiricili kremler, gibi dermatolojik ve kozmetik bazlı birçok ürün bulunmaktadır. 25.000 in üzerinde dermatoloğun ve kullanıcıların tavsiye ettiği bu marka dermotolojik olarak birçok testten geçmiştir. Uzmanlar tarafından geliştirilen ve içerisinde termal su kullanılarak oluşturulan ürünler yoğun talep görmektedir. Hassas ciltler ve birçok cilt tipine uygun olan özel içeriği ile her zaman cildinizi korumaya yardımcı olur. Cilt ve vücut bakımında önde gelen markalardan olan La Roche Posay dermatolojik olarak birçok testten geçmiştir. Son teknoloji ile ürütülen bu marka dünya çapında uzmanların ve kullanıcıların tavsiye ettiği bir markadır.

La Roche Posay ürünlerini aşağıdaki adresten indirimli satın alabilirsiniz:

www.narecza.com/la-roche-posay

14 Haziran 2017 Çarşamba

Bioderma Ürünleri

1970 ‘li yılların başından günümüze kadar gelen dünyaca bilinen bir markadır. 1970 yılında eczacı Jean Thorel tarafından kurulmuş olan dermokozmetik alanında dünyaca bilinen bir markadır. Markaya adını veren yaklaşımı ve felsefesidir. ‘’Biyolojiden güç alan dermatoloji’’ olarak benimsediği felsefesi ve geniş ürün yelpazesi ile kuruluşundan bugüne kadar aynı vizyonu ve misyonu benimseyerek yoluna devam etmektedir. Kurulduğu ilk zamanlardan itibaren dermatolojik bilgilerle ve doğal içerikleri ile ürünlerini özel olarak tasarlayan Bioderma uzmanların ve kullanıcıların tavsiye ettiği bir marka olarak karşımıza çıkmaktadır. Bioderma laboratuarları ilk olarak Kuzey Amerika’ da faaliyet göstermeye başlamıştır.



Bioderma felsefesi ve misyonu gereği cilt problemlerine karşı etkin bir çözüm oluşturmak, ciltte meydana gelen sorunların kökenini ve nedenini araştırmak, bu sorunların oluşum nedenini izlemek ve takip etmeyi benimsemiştir. Klinik araştırmalarını, ürün inovasyonu için kullanmaktadır. Ürünlerinde kullandığı özel teknolojiler ve zararlı madde içermeyen formüller ile cildinize benzersiz bir deneyim sunmaktadır. Sorun ve problemler için ayrı ayrı oluşturulmuş birçok serisi mevcuttur.

 Bioderma’ nın özel serileri; 10 farlı seriden oluşmaktadır. Hassas ciltler için; şampuan, deodorant, göz kremi, temizleyicilerden oluşan Sensibo serisi geliştirilmiştir. Bu serinin içerisinde 17 adet ürün bulunmaktadır. Bu serideki ürünler hassas ciltler için özel olarak geliştirilmiştir. Nemini kaybeden ve kuru ciltler için ise Bioderma Hydrabio serisi içerisinde nemlendiriciler, güneş kremleri ve temizleyici ürünler bulunmaktadır. Bu serideki ürünler cildinizin kaybettiği nemi geri kazandırmada yardımcı olur. Gözeneklerin tıkanmasına izin vermez ve cildi beslerken aynı zamanda nemlendirir ve canlı bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Güneş kremleri ise içeriğindeki besleyici ve doğal özler sayesinde cildi derinlemesine beslerken aynı zamanda zararlı dış etkilerden korur. Cildi UVA ve UVB ışınlarından cildi korur. Zengin mineralleri sayesinde cildin nemlenmesine ve ışıltılı bir görünüm kazanmasına yardımcı olur. Tüm cilt tipleri için kullanılabilir.

Bioderma Atoderm serisi ise çok kuru ve mat ciltler için özel olarak geliştirilmiştir. 13 adet üründen oluşmaktadır. Bu ürünler temizleyici kremler, nemlendiriciler, el kremleri, dudak balmları ve nemlendiricilerden oluşmaktadır. Bu ürünler ile cildinize derinlemesine nemlendirme ve bakım sağlarken cilde taze ve doğal bir görünüm kazandırmada da yardımcı olur. İçeriğindeki vitamin özleri ile cildi güçlendirir ve dış etkenlere karşı korumada yardımcı olur.

Bioderma ABCderm serisi ise hassas ciltler ve ayrı derecede hassas olan bebek ciltleri için özel olarak geliştirilmiştir. Cilt tiplerine göre içerisinde 13 adet ürün yelpazesine sahiptir. Bioderma Photoderm serisinde güneşten koruyucu kremler ve spreyler, nemlendiriciler bulunmaktadır. Bioderma Cicabio serisi de güneşten koruyucu losyon ve kremlerden oluşmaktadır. Bu ürünler ise cildinizi güneşin zararlı etkenlerinden korumaya yardımcı olur. Yüksek koruma içeriği ile sizi güneşin zararlı etkenlerinden korumaya yardımcı olur. Hassas ciltleri korumaya yardımcı olur aynı zamanda nemlendirme sağlar.

 Bioderma White Objective serisi kahverengi ve koyu lekelerden korunmanıza ve azaltılmasına yardımcı olmak için geliştirilmiş bir seridir. Leke gidermeye ve cilde parlak ve canlı bir görünüm kazandırmada yardımcı olur. İçerisinde besleyici serumlar, nemlendirici kremler ve temizleyici ürünler bulunmaktadır. Bu ürünler ise cilt için hem besleyici hem de onarıcı etkisi vardır. Kolay kullanımı ve pratik ambalajı ile güvenle ve rahatlıkla kullanabileceğiniz bir üründür. İçeriğinde bulunan besleyici ve onarıcı vitaminler ile cildi beslemeye yardımcı olurken içeriğindeki anti-aging etkisi sayesinde cildi yenilemeye katkıda bulunur. Bioderma Node serisi ise yıpranan ve neme ihtiyaç duyan saçlar ve hassas saç derisi için özel olarak geliştirilmiştir.

 Bioderma ürünleri %20 indirim ile Nar Ecza' dan alabilirsiniz.

13 Haziran 2017 Salı

Avene Ürünleri

Avene cilt bakımında 270 yılı aşkın deneyime sahip dünya çapında milyonlarca kişinin güvenini kazanmış Fransa kökenli uluslararası bir dermokozmetik markasıdır. Avene dermokozmetik alanında cilt bakımı ve güneş koruyucu gibi koruma ve bakım fonksiyonuna sahip birçok ürüne sahiptir. Marka adını Fransa’nın Touluse kentinde bulunan Avene kentinden almaktadır. Özellikle bulundurduğu termal suları ile ünlü olan kasaba zaman zaman bilimsel araştırmalara ve tedavilere ev sahipliği yapmıştır. 1. Dünya savaşı sonrası bulunan Avene termal suyu, klinik olarak 150'nin üzerinde çalışmaya konu olmuş vecildi yatıştırmaya, yumuşatmaya ve sakinleştirmeye yönelik aldığı olumlu sonuçlar sonunda gösterdiği doğal yatıştırıcı etki ile dermokozmetik alanında  Avene  markası ile kullanılmaya başlanmıştır.


Avene markası birçok farklı sorun için ürettiği çözümlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Yüz, vücut ve güneş başlıkları altında topladığı ürünleri kullanıcıların ihtiyaçlarına ve bakım çözümlerine göre de kategorize ederek müşterilerinin doğru ürünü en kolay yoldan bulmasını sağlamayı hedeflemektedir.

Avene 1990 yılından günümüze kadar dünyaca ünlü olmayı başarmış dermokozmetik alanında güvenilir bir markadır. Geliştirdiği ürünler ile elde ettiği olumlu sonuçlar sonucu kullanıcılarının güvenini kazanmasındaki en önemli faktör tamamen doğal Avene termal suyudur. Avene termal suyu 70000 litrelik kaynağından fışkırarak 40 yılı aşkın bir süredir kat ettiği uzun mesafeler sonrası toplanıp Avene dermatoloji laboratuvarlarına yönlendirilir. Avene termal suyunun gizemi bugün hala tam çözülmüş sayılmasa da Avene laboratuvarlarında yapılan çalışmalar sonucu yatıştırıcı, tahriş giderici ve anti enflamatuar özellikleri sayesinde cilt-yüz bakımı ve güneş koruyucu olarak en hassas ciltlerde bile ideal kullanıma sahiptir. 7,5 pH değerine sahiptir ve düşük mineral, bikarbonat, kireç ve magnezyum içerikli,silikat ve oligoelement açısından zengindir. Ayrıca özenle toplanan Avene termal suyunun bakteriyolojik kalite değeri Avene laboratuvarlarında hassasiyetle kontrol edilir. Avene, Dermatoloji Laboratuvarları, en hassas ciltlere rahatlık ve yumuşaklık katmak için, formüller tasarlar ve yaratıcı teknikler geliştirir.

Gücünü tamamen doğal Avene termal suyundan alan Avene ürünleri özellikle hassas ciltler için son derece uygundur. Bu ürünlerin en önemli özellikleri ise kuru, yağlı, hassas, normal yani tüm cilt tipleri ve her yaştan her cinsiyetten insanın kullanımı için son derece uygun olmalarıdır.

Avene markası ürün kalitesini ön planda bulunduran bir markadır ve tesisleri ISO 9001(bir organizasyonun kalite yönetim sistemi için ihtiyaçları belirleyen bir standarttır) ve 13485( tıbbi uygulamalar için benzeri ihtiyaçları temsil etmektedir) sertifikalıdır. Ayrıca ürünlerin steril olmasını garantilemek için her adımda sıkı kontroller yapmaktadır.

Avene ürün yelpazesinde birçok bakım ve koruyucu ürün barındırır. Yüz ve vücut kategorilerinde bulundurduğu ürünler ile derinlemesine bakım ve temizlik ihtiyaçlarınızı karşılar, Avene güneş kategorisinde de patentli koruyucu kompleks ve optimal formülü ile hassas ciltler için uygun güneşten korunma sağlar. Uzman kadrosu tarafından yıllara dayanan tecrübe ve doğal kaynaklar ile yüksek kalite standartlarına uygun ve son teknoloji alında geliştirilen ürünleri ile her yaştan her cinsiyetten insan için etkili çözümler üretmektedir. Ayrıca müşteri odaklı yaklaşımı sayesinde de geliştirdiği ürünler ile her soruna özgü ürettiği farklı çözümler sunar. Düşük toleranslı ciltlerde dâhil olmak üzere tüm cilt tiplerine uygun ürettiği ürünlerde de kimyasal filtre, parfüm ve paraben içermez. İçeriğinin tamamen doğal olması ve kimyasal içermemesi sebebiyle de herhangi bir yan etkiye sebebiyet vermezler. Bu sebepten dolayı da Avene ürünleri çocuklar olmaz üzere herkesin gönül rahatlığı ile kullanabileceği ürünlerden oluşmaktadır.

12 Haziran 2017 Pazartesi

Loreal Lip Paint Likit Rujlar ( Lacquer 103 Fuchsia Wars - Matte 201 Hollywood Beige )

Loreal Lip Paint Likit Ruj serisini henüz keşfetmediyseniz çok şey kaçırıyor olabilirsiniz. Yoğun pigmentli, gördüğün rengi dudaklara bire bir yansıtma konusunda oldukça iddialı bir seri Loreal Lip Paint Likit Rujlar.



6 mat 4 parlak rengi bulunan Lip Paintler opak yapıda, orta kalıcılıkta ve görünen rengi dudaklara yansıtma iddiasını da gerçekleştiren rujlar. Kremsi yapılarıyla dudakları kurutmaması da avantaj benim için.
8 ml'lik plastik tüp şeklindeki ambalajı ruj bitince ambalajın dibinde kalan ürüne ulaşabilme pratikliği sağlayacak gibi. Her iki seri de yoğun kokuya sahip ama uygulandıktan sonra kokuları kalıcı değil. Koku hassasiyetime rağmen rahatlıkla kullanabiliyorum.

Lip Paint Lacquer  103 Fuchsia Wars 



Lacquer serisininden cıvıl cıvıl fuşya rengiyle tam yazlık bir renk Fuchsia Wars rengi. Bronz tene de çok yakışacak bir renk. Hayatta kullanmam, bana da yakışmaz zaten derken elimden düşmeyen bir ruj oldu bu renk. Opak ve parlak bitişli bir ruj.


Sünger uçlu aplikatörü ile kolay uygulanıyor ve dudaktaki kusurları da göstermiyor. Üst üste uygulanabilen yapıya sahip. Parlak bitişli olmasına rağmen yapış yapış değil. Kalıcılığı da bir şey yenip içilmezse 2-3 saat. Silindiğinde dudakta hafif pembelik kalıyor. 

Lip Paint Matte 201 Hollywood Beige


Matte seriden kahve alt tonlu bir nude rengi Hollywood Beige. Kremsi yapısıyla dudakları kurutmayan mat bir ruj. Fuchsia Wars gibi bu renk de bronz tene çok yakışacaktır. Üst üste uygulamak bu renkte biraz sıkıntılı. Ama kalıcılığı Fuchsia Wars' a göre çok daha iyi. Mat bitişli, yapış yapış olmayan bir ruj. 


Uygulandığında dudaktaki tüm kusurları göstermek gibi kötü bir özelliği var bu rengin. Matte serisinin her rengi mi böyle bilemiyorum ama Hollywood Beige rengi kullanmadan önce dudakları ölü deriden iyice temizlemek lazım. 
Bu renk benim dudaklarımda biraz açık durdu. Koyu renk rujların rengini açmak için ya da baz olarak kullamayı daha çok sevdim. Baz olarak kullandığımda üstüne sürdüğüm rujun da kalıcılığını arttırıyor. Ayrıca parlak bitişli rujların üstüne uyguladığımda da mat bitiş sağlıyor. Hollywood Beige rengi sayesinde ruj sayım 2 katına çıkmış gibi oldu :)

Loreal Lip Paint likit rujlardan sizin kullandığınız renkler var mı ? Eğer henüz denemediyseniz ve bu rujlar ilginizi çektiyse indirim dönemlerini takip etmenizi öneririm :) 

Görüşmek üzere...






10 Haziran 2017 Cumartesi

To Save Alışverişi - Mor Spor Çanta

Merhabalar,
Yurt dışı alışverişine özellikle de Çin sitelerine takmış durumdayım. Doların biraz olsun düşmesini fırsat bilip sürekli  bir şeyler alıp duruyorum. Bu alışverişlerin en zor kısmı beklemek olmasa daha da çok şey alabilirdim :)


Son dönem favori sitem To Save 'den bu sefer yazın tatillerde kullanmak için spor bir çanta aldım. Mor renkli su geçirmez naylon kumaştan  bu çanta bu yaz elimden düşmeyebilir. Bir sürü gözüyle de hayat kurtarıcı olacağını düşünmekteyim. 


Çantanın 3 önde 1 tane de arkada gözü var. Kalın sapı sağlam duruyor ama çantanın çok ağırlık taşıyacağını pek düşünmüyorum. 2 - 3 parça şeyi hemen çantaya atıp çıkmak için ideal bir çanta. Yaza yakışan canlı rengiyle de favorim olacak gibi.



Öndeki en küçük göze bir - iki ruj ve ayna ; orta göze cüzdanımı ; büyük göze güneş gözlüğü, selpak, ıslak mendil vs ; arka tarafındaki göze de telefonumu koydum mu dışarı çıkmaya hazırım :)

Özellikle tatilde yanımda fazla birşey taşımayı sevmediğim için bol cepli bu tarz çantalar benim için çok pratik oluyor. Tek kusuru sitedeki görselinden biraz farklı bir model olması ve birazcık da beklediğimden küçük çıkması oldu. Ama Çin sitelerinden alışveriş yaparken beklentiyi yüksek tutmamayı öğrendiğimden beri aldığım çoğu ürün benim memnun etti.

To Save sitesinden alışverişe bu kadar takmışken, çeşit çeşit perukların olduğu To Save'in diğer sitesi www.rosehairextensions.com alışveriş yapmamak için kendimi zor tutuyorum. Düz bir peruk hoş olabilirdi  :)

Benim gibi online yurtdışı alışverişi seviyorsanız  Mor Spor Çanta ve daha fazlası için To Save 'e uğramayı unutmayım..