17 Ekim 2017 Salı

Caudalie Organik Üzüm Suyu

Yaz demek benim için termal suların yoğun kullanıldığı dönem demek. Fazlaca terlediğim için de termal sular ferahlamak için büyük kurtarıcı oluyor. Ama bu yaz termal suların tahtını sarsan yeni bir ürünle tanıştım; Caudalie Grape Water.


Fransa'nın meşhur asma bahçelerinde Caudalie için üretilen Organik Üzüm Suyu içeriğinde bulunan kalsiyum, potasyum ve C vitamini ile cildi nemlendirip, hassasiyeti yatıştırmayı vaadediyor. Bu vaadini de bana göre gayet güzel yerine getiriyor. Cildin nemini % 127 oranında arttıran ürün aynı zamanda cilde zarar veren serbest radikallere karşı da cildi koruyor. Cildi nemlendirip beslerken  hassasiyetini de % 61 oranında azaltmayı vaadediyor. 


Fransa'nın Bourdeaux, Champagne ve Burgundy bölgelerindeki bağların ilk hasat üzümlerinden elde edilen Organik Üzüm Suyu yaz boyu benim favorim oldu. Çok sıcaklarda buzdolabında muhafaza ediyordum daha da serinletmesi için. Benim hassas, nemsiz, dermatitli cildimle oldukça iyi anlaştı üzüm suyu. Aşırı sıcaklarda fazlaca terleteceği için yüzüme hiç bir şey süremediğim zamanlarda da büyük kurtarıcı oldu. Sıcak havalarda cildime verdiği nem yeterli geliyordu bana. Havalar soğumaya başladığı bu dönemde de tonik olarak kullanıyor ve bu şekilde de oldukça başarılı buluyorum bu ürünü. 


Termal sulardan farkı nedir derseniz, cildi nemlendirmesi derim. Şimdiye kadar kullandığım termal sular cildimi yatıştırıp ferahlatırken,  hiç biri cildimi nemlendirmemişti. Kullanmaya başladığım ilk günden itibaren elimden düşmeyen üzüm suyu sanırım artık demirbaş ürünlerimden olacak. 200 ml'lik dev sprey şişesiyle de bereketli oldukça bereketli. Çantaya atmalık 75 ml'lik küçük boyu da  mevcut. 


İçeriği de oldukça basit gördünüz gibi. İçeriğindeki üzüm suyu düşük basınç presleme yöntemiyle damıtılıyor. Bu yöntemle buharlaştırılarak ayrışan üzüm suyuna düşük dozda saf kırmızı üzüm suyu katılmasıyla bu ürünü ortaya çıkartmış Caudalie. 
Beslenmemizde organik gıdalara ne kadar önem veriyorsak cilt bakımında da organik içeriklere o derece önem vermeliyiz. 
Termal su kullanmayı seviyorsanız Caudalie Organik Üzüm Suyunu da mutlaka denemelisiniz. Benim gibi vazgeçemeyeceğiniz bir ürün olacağından eminim. 












10 Ekim 2017 Salı

Wet'n Wild Megaglo Precious Petals Aydınlatıcı


Wet'n Wild yaz koleksiyonunda çıkarttığı ve hepimizin adeta bedava dağıtılıyormuşcasına koşup hemen kaptığımız Megaglo Aydınlatıcı Pudralardan benim payıma düşen Precious Petals bugün blog konum.
Yaz boyu yeni koleksiyonu birçok arkadaşımız neden beğendiğini neden beğenmediğini paylaştı ama bir ben eksik kalmayayım diyerek yorumlamaya başlayayım.


Megaglo Aydınlatıcı Pudraların 6 rengi var ama ülkemize sadece 2 rengi geldi. Her iki renk de altın yansımalı aydınlatıcılar. Precious Petals daha rose-gold dururken Crown of My Canopy bakır-bronz-altın yansımalı. Koleksiyon geçen yıla ait ama ülkemize gelmesi biraz zaman almış.  Koleksiyon ilk çıktığında Jeffree Star'ın en iyi drugstore aydınlatıcı dediği Precious Petals rengi bizde de en fazla tercih edilen renk oldu. 


Ambalajıyla ilgili söylenecek pek fazla bir şey yok. Klasik Wet'n Wild ambalajlarından. Üzerindeki yaprak deseni epey albenili olmuş. Yumuşak yapılı, biraz tozutan ama pigmantasyonu oldukça iyi bir ürün. Bu yüzden uygularken biraz kontrollü olmakta fayda var. Günlük ve gece kullanımı için ben çok sevdim bu aydınlatıcıyı. Bazı arkadaşların sim sim duruyor demesine rağmen ben öyle durduğunu düşünmüyorum.


Precious Petals rengi açık tenler için, Crown of My Canopy esmerler için uygun diyebilirim. Ama her iki tonda göz farı olarak harika. Uygun fiyatlı bir aydınlatıcı arıyorsanız indirimde Megaglo aydınlatıcılara mutlaka bakmalısınız, pişman olmazsınız :) Hatta far olarak kullanmak için Crown of My Canopy'i de almayı düşünüyorum ama bakalım :)))




5 Ekim 2017 Perşembe

Selpak’tan Türkiye’de bir ilk: Selpak Yağ Emici Havlu Tek yaprakla 180 kilokaloriye kadar yağ emiyor!

                                       
Vazgeçilmez lezzetlerden olan patates kızartması, mücver, köfte gibi yemekler yüksek kalori oranları sebebiyle sofralarda daha az yer alabiliyor. İşte tam bu durumlar için Selpak’tan yeni yağ emici havlu. Türkiye’de ilk ve tek olan Selpak Yağ Emici Havlu, tek yaprağıyla 180 kilokaloriye kadar yağı emer kızartmaların tadı da keyfi de size kalır.
                    
                                                     
Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Eylül 2017 Cuma

Ecowell Yatıştırıcı Ve Rahatlatıcı Vücut Losyonu

Bir LilaKutu Keşif Kutusundan çıkan ama ancak bu yaz kullanma sırası gelen organik içerikli Ecowell Yatıştırıcı ve Rahatlatıcı Vücut Losyonundan bahsedeceğim  bugün sizlere.


Ecowell  tüm ürünlerinde organik tarımla elde edilen bitkisel içerikler kullanan ve hayvanlar üzerinde deney yapmayan vegan bir marka. Yatıştırıcı ve rahatlatıcı losyonda da organik biberiye, at kestanesi özü , çam yağı gibi cilde yararlı özler bulunuyor. A vitamiyle cildi beslerken salisilik asitle de yağ dengesi sağlıyor bu ürün. 


Karma ve yağlı ciltler için daha uygun olan Ecowell losyonu iyi ki yaz döneminde kullanmışım. Aşırının aşırısı terleyen bir fani olduğum için nemlendirici kullanmak işkence olabiliyor çok sıcaklarda. Ama cildim çok kuru olduğu için kullanmamak gibi şansım da bulunmuyor, çünkü kuruluktan gerilen bir cilt de ayrı bir işkence olabiliyor. İşte bu saçma çelişkinin ortasında yağlandırmadan nemlendiren bu losyonu sadece yaz dönemi için çok sevdiğimi söyleyebilirim. 
Yoğun bir kıvamı olmasına rağmen yağlı değil ve cilt tarafından hemen emiliyor. Yapış yapış bir his de bırakmıyor ve terletmiyor. Ama soğuk havalarda özellikle kış döneminde kuru ciltlere hiç yeterli gelmeyecektir. 


Hafif mentollü gibi ferah bir kokusu var. Temiz içeriğinden dolayı sadece yaz dönemleri kullanmak için indirim döneminde alabilirim, tabii eğer alternatifini bulamazsam. Markanın birkaç ürününü de gözüme kestirdim ama stoklar erimeden bir şey almasam daha iyi olabilir 🙈

Ecowell markasından bu ürünü ya da başka ürünleri kullandıysanız yorumlarınızı benimle paylaşırsanız sevinirim..

Görüşmek üzere..


26 Eylül 2017 Salı

Bionnex Sensitiva Micellar Solüsyon Ve Yüz Yıkama Jeli

Yerli firmalarımızın ürünleri son zamanlarda oldukça ilgimi çekiyor. Özellikle de organik içerikler kullanan firmalar daha da ilgi çekici oluyor benim için. Bionnex Anadolu'da yetişen endemik bitkileri saç ve cilt sorunlarını çözmek için 2010 yılından beri araştırma ve üretim yapan bir firma. Kullandıkları içerikler hem endemik hem de organik olunca hem de Ayşenur Yazıcı övgüyle bahsedince elimdeki ürünleri daha da bir merakla kullandım.


Bionnex'ten ilk kullandığım ürünler Sensitiva serisinden miseler solüsyon ve yüz yıkama jeli oldu. Sensitiva serisi hassas ciltleri yatıştırmaya yönelik bir seri. İçeriğinde paraben, parfüm, koruyucu ve alkol gibi hassas ciltleri daha da hassaslaştıran maddelerin olmaması da serinin artılarından. Sensitiva serisini yüz ve göz kremi, misel solüsyon, yüz temizleme jeli olmak üzere 4 ürünü var.
Her iki ürünü de aynı anda kullandım. İki üründen de kullandığım süre boyunca memnun kaldım. 


İlk olarak misel solüsyondan başlayayım anlatmaya. Hem yüz hem göz için kullanılabilen bir ürün bu temizleme suyu. En zor çıkan maskaralardan Maybelline Lash Sensational'i bile hiç zorlanmadan çıkartan, bunu yaparken de gözlerimi hiç yakmayan bir temizleme suyu Bionnex Sensitiva. Cildi temizledikten ilk birkaç dakika yapış yapış bir his bırakıyor ama sonrasında geçiyor bu durum. Cildi nemlendirmesini de sevdim. Kullanım sonrası durulama gerektirmiyor ama ben "illa yüzümü yıkacağım yoksa rahat edemeyengillerden" olduğum için tüm makyajım temizlenmiş olsa bile yüzümü yıkadım. 


3-4 disk pamukla tüm ten makyajımı temizleyebilmesini sevdim bu ürünün. Daha ağır makyajlarda birkaç pamuk daha gerekebilir. 


Yüz temizleme sularını tonik olarak kullanmayı da seviyorum. Bionnex solüsyonu da tonik olarak kullandığımda cildimi nemlendirmesinden dolayı daha çok sevdim. Ürünün sevmediğim tek yanı portakal kokusu oldu. Kozmetik ürünlerde meyve kokusunu hele ki portakal kokusunu sevmem. Neyse ki kokusu çok çok hafif ve kalıcı değil. 


Gelelim yüz yıkama jeline. Yüz yıkama jellerinin performasını daha iyi anlamak için ilk kullandığımda makyajımı önceden temizlemeden kullanıyorum. Kimi jel göz makyajını temizlemede yetersiz olurken kimi jel de makyajı temizlerken cildi fena halde kurutabiliyor. Bionnex Sensitiva ön temizlik yapılmamış makyajı, göz makyajı da dahil gayet başarılı bir şekilde temizledi. Yüzümü yıkadıktan sonra temizleme suyuyla cildimi tekrar temizlediğimde pamukta hiç kalıntı yoktu. 


Bu temizleme jeli tamamen kokusuz diyemem. İlaç gibi bir garip kokuyor. Cildi kurutmadan temizlemesinin hatırına bu kokuyu da yok saymaya çalışıyor zor olsa da 🙈
Her iki ürünün de içeriğinde çöven otu ekstresi bulunuyor. Çöven otu eti pufların içindeki beyaz kısmın ve köpük helva yapımında kullanılan madde. ( Köpük helva kerebiç kurabiyesinin üstüne dökülen beyaz tatlı) Çöven otu aynı zamanda köpüren bir madde. Bazı yörelerde çöven otu kaynatılarak suyu temizlik amaçlı kullanılır. Temizleme jelinin köpürmesini sağlayan da işte bu çöven otuymuş. Bu bitki aynı zamanda cildin hassasiyetini de yatıştıran bir içerikmiş. 
Her iki ürün cildimde hassasiyet, sivilce vs yapmadı ve benim canım dermatitlerimi tetiklemedi. 

Kullandığım ilk ürünleriyle olumlu bir izlenim bırakan Bionnex ürünlerini siz de merak ettiyseniz yetkili eczanelerden ulaşabilirsiniz. 

İnsana. doğaya saygı gösteren böyle başarılı firmalarımız umarım daha da çoğalır. 

15 Eylül 2017 Cuma

Pixi By Petra MultiBalm Cheek&Lip

Merhabalar,
Pixi Beauty ürünlerine pembe dizi tadında devam edelim mi :) Bugün de çok amaçlı kullanımıyla sevdiğim MultiBalmdan bahsedeyim sizlere..


Pixi Beauty'nin hem allık hem ruj hatta bronzer olarak kullanılabilen çok amaçlı multibalmları yapısıyla sevdiğim bir ürün oldu. İçeriğinde bulunan shea yağı, aloe vera ve gül yağıyla da hem uygulama kolaylığı sağlıyor hem de uygulandığı bölgeye nem vererek sağlıklı bir duruş sağlıyor.


5 rengi olan MultiBalmların bendeki rengi Baby Petal. Kahve alt tonlu şeftali tonunda bir renge sahip Baby Petal.  


Fırçayla uygulamayı denemedim ama parmaklarımla uyguladığımda aldığım sonuçtan gayet memnunum. Toz allıklar için baz gibi de kullandım bu ürünü ve toz allıkların kalıcılığını arttırdı bu şekilde kullandığımda. Heidi gibi olmamak için baz olarak kulladığımda toz allığı çok az uyguladım :)



Yanaklarımda gayet güzel bir şeftali tonu olan MultiBalm, dudaklarımda kahve alt tonlu bir nude ruj oldu. Benim tenime kahve alt tonlu nude rujlar pek yakışmıyor ve dudaklarımdaki bozukluklar bu tonlarda çok fazla belli oluyor. ( Evet dudaklarımı yiyorum 🙈 ) Ama dudaklara nem vermesi de oldukça başarılı. 


Rengiyle ve yapısıyla benim için yazlık bir ürün oldu MultiBalm. Yazın çok sıcaklarda yüzüme hafif renk vermek istediğimde yanaklarıma minik dokunuşlarla uyguluyordum. Yaz perfomansı benim aşırı terleyen cildimde fena değildi; bu sebeple kış performansının çok daha iyi olacağını düşünüyorum.

İçeriğinde paraben ve parfüm bulunmayan, ayrıca hayvanlar üzerinde test yapmayan Pixi MultiBalma internet sayfalarından ulaşabilirsiniz..








13 Eylül 2017 Çarşamba

Pixi By Petra Quick Fix Powder

Yavaş yavaş makyaj sezonunu açtım kendi adıma. Makyaj yaparken kullanmayı sevdiğim ürünlerin başında pudralar geliyor. Yaz sıcaklarında da makyaj yapmam gerektiğinde de kurtarıcım oluyor pudralar. Tek başına pudra kullanacağım zaman tercihim sıkıştırılmış formdaki pudralar oluyor. Makyaj sabitlemek için de loose powder yani toz pudraları tercih ediyorum.
Toz ve sıkıştırılmış pudraların farkından bahsedecek olursam ; loose yani toz pudralar makyajın doğal bitişli olmasını ve sabitlemesini sağlarken sıkıştırılmış pudralar cildin fazla yağını emerek daha pürüzsüz görünmesine de yardımcı olur. Her iki formdaki pudranın renklileri cilt tonunu da düzenlemek için tek başına kullanılabilir ama sıkıştırılmış pudralar daha yoğun renk verme özelliğine sahiptir.



Geçtiğimiz ay Pixi Beauty 'den gelen paketten bu minik ama çok işe yarayan sabitleme pudrası çıkınca hiç pudram yokmuş gibi sevindim.
Pixi Quick Fix Powder oldukça hafif yapılı, uygulandığında blur etkisiyle ciltte kadife bitiş sağlayan ve makyajı gün boyu sabitlemeyi vaadeden renksiz bir ürün. İçeriğinde paraben ve parfüm bulunmuyor.



Toz pudraların ambalajları genelde tuzluk gibi delikli olur ve uygulamak için de içinden ayrı bir aplikatör çıkar. Pixi sabit sünger aplikatörlü bu ambalajıyla uygulama kolaylığı sağlamış. Ama ben kabuki fırçalarla uygulamayı tercih ediyorum, fırçayla daha hafif ama daha düzgün bir görüntü sağladığımı düşünüyorum.
Son zamanların moda makyaj trendi olan makyajı pişirme yöntemi için de Pixi pudra oldukça iyi iş görecektir.



Kapağındaki aynasıyla ve minik ambalajıyla her ne kadar çantaya at çık pratikliğinde bir ürün olsa da ben yine de dökülme ihtimaline karşı evde uygulamayı tercih ediyorum. kalıcılığını henüz uzun süreli deneme şansım olmadı ama 3-4 saat kadar cildimde kaldını söyleyecebilirim. Ama benim cildim çok terlediğim için parlamaya da yatkın bir cilt olduğundan mat etkisi daha kısa sürdü.



Pixi hayvanlar üzerinde test yapmayan doğaya saygılı bir marka. İndirim dönemlerini takip ederek online alışveriş yapabilirsiniz. Türkiye'ye de gönderimi olan sitede belli bir alışveriş miktarına da ücretsiz kargo seçeneği mevcut. 










11 Eylül 2017 Pazartesi

Siyah Beyaz Bir Hayat Bu Doğumgünü Etkinliği

Ağustos'un son pazar günü hem sevgili Kubiş'in doğum gününü hem de 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutladık.


Blogdan ve instagramdan takipleştiğimiz ama farklı şehirlerde yaşadığımız için bir araya gelme şansımız olmayan blogger arkadaşlarımızla da yüz yüze tanışma fırsatı bulduğumuz harika bir etkinlikti.


Bol sohbetli kahkahalı keyifli bir etkinlikten geriye bu güzel fotolar kaldı. 


Sevgili Kubiş sanal dostlukların olduğu bu blog aleminde tanıdığım bir avuç dostta birisi benim için. Yeni yaşı güzellikler getirsin Kubiş'ime..


Bir avuç dosttan biri olan Hilal'imi de bu etkinlik sonrası Hırvatistan'a yolcu ettik. Hem doğum günü, hem 30 Ağustos Zafer Bayramı, hem yaz sonu kavuşması hem de bir veda buluşması oldu bu etkinlik. 


Bu etkinliğe hazırlanırken Kubiş oldukça yoruldu. Her anına birebir şahit olduğum hazırlık süreci sonucunda birçok sponsor firma da hediyeleriyle bizlerle birlikteydi.


Blogger dostu Revox firmasından Gamze hanım yeni ürünleri Klora Karşı Koruyucu Şampuanları ile bizimleydi. Bizim evin en popüler dökülme karşıtı şampuanı Bioblas, yine dökülmelere etkisini merak ettiğim yeni markalardan Bioz Sarımsaklı Şampuan ve sevdiğim markalardan Otacı mis gibi zambak kokan şampuanıyla bizimleydi.



Saç bakım kompleksine bayıldığım HC Care hem bakım kompleksi hem de micellar su göndermi hepimize. Micellar suyu merak ederken bu hediyeler harika oldu.


Egzamanın her türüyle mücadele eden zavallı cildimi yatıştıran nadir markalardan olan Bioderma tam da ihtiyacım olan ürünlerle yine kalbimi çaldı..


Yves Rocher'in minik boyuna rağmen 40 duşluk konsantre jeli merak ettiğim ürünlerdendi. Orifleks çam tipi kulak tıkacı çok işime yarayacak bir üründü ama keşke xlarge olmasaymış.
Mustela firma yetkilisi Eda hanım markanın yeni ürünleri yeni doğan bebekler için hassas yıkama jeli ve bebek yağını bizlere anlattı. Yenidoğan doktoru Yelda hanım ve ebe Fatma hanım da bizlere doğum ve bebeklerle ilgili bilgiler verdi. 


Capilactif seyahat boy ürünlerden oluşan bir paket yollamış bizlere. Farmona firmasından gelen güneş kremi de seneye kullanılmak üzere kaldırıldı.
Etkinlikte yepyeni bir markayla tanıştık. Palabs firması hyaluronik asit serumu ve nemlendirici testerlarına bayıldığımı söylemeden geçmeyeyim..


Yine etkinlik sayesinde tanıdığım ama şimdiden evin demirbaşlarından olmaya aday Mavi Krem ve sabun delisi olarak bayılarak kullanacağım İrem Doğal Sabun evde yerlerini aldılar bile. Bazı firmaların ürünlerini Kubiş çekilişle bizlere dağıttı. Benim payıma Myra Salyangoz Özlü Krem düştü. 


Yayla Bakliyat Gurme Fit serisinden çeşnili bulgurlar yollamış. Spor sonrası benim için harika olacaklar. Dr. Oetker Kekburger ve Brownili Puding de spora gitme sebebim olacaklar maalesef :)))
Pakmaya'nın yeni ekmek ve çörek harçları da yapılıp afiyetle yenecekler. 


Temizlikte en büyük yardımcılarım Highgenic ürünlerim de yedeklenmiş oldu Kubiş sayesinde.


Karakter Dükkanı Minions Çılgın Hırsız plaj havluları yeğenlerime bayram hediyesi oldular.


Lezzetli kurabiyeleri ve kekleriyle Mirzade Pasta, spor sonrası düşen enerjimi toparlamak için çantamdan eksik etmediğim enerji barlarından denemek istediğim Fellas ve Kurmesnacsk, sevimli aynasıyla ElmaNikahŞekeri, Sanisticks lavabo açıcı ve Sosyopix bizleri etkinlikte yalnız bırakmayan diğer firmalardı. 

Bu keyifli buluşma için tekrar teşekkürler Kubişim ...







22 Ağustos 2017 Salı

Makeup Revolution Unicorns Heart Aydınlatıcı

Aşk mı desem, arzu nesnesi mi desem bu güzeli nasıl tanımlasam bilemedim. Gökkuşağının birkaç rengini bir kutuya koymuşlar adına da Unicornların Kalbi demişler bize de almak düşmüş :)


Pek sevgili Jeffree Star'ın başımıza musallat ettiği Unicorn- Rainbow aydınlatıcıları bir çok marka da koleksiyonuna ekledi. Makeup Revolution da Unicorns Heart'la  tam kalbimizden vurdu bizi. Çünkü bu aydınlatıcı 'gerçek tek boynuzlu atlar tarafından' yapılmış..


Hepsi de birbirinden pigmantasyonlu 5 renkten oluşuyor Unicorn aydınlatıcı. Bu renkler lila, mavi,yeşil, sarı ve pembe. Pigmantasyonu o kadar yoğun ki kontrollü uygulamazsanız disko topuna dönmeniz işten bile değil. 
Uygulamayı fan fırçası, pofidik far fırçası hatta karıştırma fırçasıyla bile yapabilirsiniz. Ben en iyi sonucu karıştırma fırçasıyla aldım. Ama iyi bir fan fırçasına ihtiyacım varmış bu aydınlatıcı sayesinde bunu anladım :)




Her güzelin bir kusuru var hesabı bu güzelin de kusuru bence tüm renkler birbirine ne kadar iyi karışırsa karışsın mavi ve yeşil renklerin yoğunluğu çok fazla. Çok az ve kontrollü uygulayarak bu sorun aşılsa da yine de mavi ve yeşilin baskın olmasını sevmedim.
Yine de gerek ambalajıyla gerek görüntüsüyle koleksiyonluk bir parça olduğunu düşünüyorum. 
Sadece bakmak bile yetiyor mutlu olmaya :)) 





18 Ağustos 2017 Cuma

Kurban Bayramında Alınabilecek En Güzel Hediye

Kurban Bayramı’nda sevdiklerinizi ziyaret ederken, yıllar boyunca kullanabilecekleri pratik bir hediye de vermeye ne dersiniz? Yalnız uyarayım; bu hediye o kadar güzel ve kullanışlı ki, kendinize saklamak isteyebilirsiniz! Derin dondurucular son derece faydalı cihazlar ve özellikle Kurban Bayramı gibi dönemlerde büyük bir sorunu çözüyorlar: Uzun süreli gıda depolama. Geçen bayram bir derin dondurucu kullanmanın ne denli önemli olduğunu anladım, zira etlerimin çoğunu (bozulmasınlar diye) hemen tüketmek, tüketemediklerimi de dağıtmak zorunda kaldım. Buzdolapları uzun süreli gıda depolamak için uygun bir çözüm değil, en fazla bir hafta içinde et tüm tazeliğini yitiriyor, hatta bozulmaya başlıyor.

Derin dondurucular ile böyle tanıştım ve uzun bir araştırmadan sonra, tercihimi yatay derin dondurucu modellerinden yana kullandım. Yatay olmaları kapaklarının üst kısımda olması anlamına geliyor. Bu tasarım son derece kullanışlı ve pratik: Muazzam bir kullanım rahatlığı ve depolama alanı yaratıyor. Marka konusunda seçim yaparken hiç tereddüt etmedim ve Uğur Soğutma markasını seçtim. Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma, 63 yıldan bu yana piyasadaki en kaliteli ve en sağlam derin dondurucuları üretiyor. Renk konusunda beyaz ile sınırlı olduğumu düşünüyordum ancak şaşırtıcı bir şekilde çok sayıda renk seçeneğim olduğunu fark ettim. UED 210 A++ isimli model, birden fazla renk seçeneği içeriyor ve ben en çok mor ile gümüş renklerini beğendim. Açıkçası halen karar vermiş değilim ama mor rengi seçecek gibiyim – çok şık duruyor!

 

Tek özelliği şık durması değil elbette, 190 litre iç hacmi var ve emin olun sadece sizin değil, tüm akrabalarınızın gıdalarını depolamak için fazlasıyla yetiyor! UED 210 A++ enerji sınıfına giren bir model, yani hemen hiç enerji harcamıyor ve elektrik faturasının artmasına neden olmuyor. Dolap içi LED aydınlatma sistemi ve elektrik kesilse bile 48 saat boyunca gıdaları korumaya devam etmesi, sevdiğim diğer özellikler arasında yer alıyor. Bu yılki etleri bir sonraki bayrama dek ilk günkü tazelikleri ile depolamaya kararlıyım: UED 210 A++ derin dondurucu sayesinde bu mümkün oluyor! Satın almak isteyenler için bir ipucu da vereyim: http://satis.ugur.com.tr adresinden sipariş verir ve satın alma işlemleri sırasında UGURGUMUS veya UGURMOR indirim kodunu kullanırsanız, ekstra %5 indirim elde ediyorsunuz. Kampanya hakkında detaylı bilgi için BURAYA tıklayabilirsiniz.

                                        

Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Amway G&H Protect Vücut Bakım Serisi

Geçtiğimiz aylarda sevgili Gülsen'in davetiyle katıldığım Amway etkinliğinde G&H Vücut Bakım ürünlerinin tüm serisi denememiz için hediye edilmişti.  G&H Vücut Bakım serilerinden ilk olarak tüm aile bireylerinin kullanabileceği bakteri koruması ve koku kontrolü sağlayan Protect serisinin ürünlerini kullandım. Yoğun sıcaklarda kullanmak için de en uygun seri bence Protect serisi oldu.


Protect serisi adı gibi etkin koku korunması ve cilt temizliği vaadeden bir seri. Deodorant, roll on, sıvı ve katı sabunlardan oluşan bir seri Protect. İçeriğinde bulunan yaban mersini özü, beyaz çay, c vitamini ve doğal minerallerle cildin korunmasına ve yenilenmesine yardımcı oluyor bu seri. Ve serinin en baştan çıkartıcı yanı da bence muhteşem kokusu.



Protect serisinin vaadi koku kontrolü ve bakteri koruması olunca hem deodorant hem de roll on'dan beklentim biraz yüksek oldu. Her iki ürünü de özellikle spor yaptığım günlerde kullandım.


Hem deodorantın hem de roll on'un etkinliğini anlamak için sıcak havada yapılan spordan daha iyi bir yöntem olmasa gerek. Normalde de aşırı terleyen bir fani olarak sporda bu terleme hali daha da beter olabiliyor bende. Bu sebeple spor yaparken bile tişört değiştirdiğim zamanlar oluyor. 
Her iki ürünü denerken biraz pis bir yöntem kullandım. 3 gün boyunca sporda aynı tişörtü giydim. Roll on kullandığım 3 gün boyunca hiç bir şekilde ter kokusu olmadı. Ama deodorant aynı etkiyi göstermedi. Spor sonunda ter kokusunu önlemedi ne yazık ki. 3. gün sonunda tişört fena durumdaydı 🙈


Roll on'un koruyuculuğunun daha iyi olmasındaki neden içeriğinde ne yazık ki alüminyum bulunması. Meme kanseriyle alüminyum ilişkisi ispatlanmışken içeriğe ve doğaya bu derece öenem veren Amway'in neden roll on içeriğinde bu zararlı kimyasalı kullandığını da pek anlayamadım ama neyse..
Deodorant içerik olarak daha temiz olmasına rağmen benim alerjik astımımı tetikledi. Deodorantı sıktığım an nefesim tıkanıyor. Sanırım bunun sebebi de içeriğindeki itici gazın bütan gazı olması. Bu yüzden her iki ürünü de kullanmaya devam edemedim. 

Her iki ürün de leke yapmadı ve ciltte hassasiyete neden olmadı. Deodorant kol altına uygulandığında sanki hava sıkıyormuş gibi kupkuruydu. Bu özelliğini sevdim ama ne yazık ki tıkanan nefes yerine ıslak kol altını tercih ettim :))
Alüminyumla ilgili takıntınız yoksa ve astım-alerji gibi sorunlar yaşamıyorsanız her iki ürünü de deneyebilirsiniz.

deodoant içerik

roll on içerik

Protect serisinin hem sıvı hem de kalıp sabunları var. Birkaç yıldır sıvı sabunu içeriklerinden dolayı ve egzamamı tetiklediği için almayı bırakmıştım. Amway sıvı sabunu da biraz tereddütlü kullanmaya başladım.


Soğan, sarımsak, balık vs gibi elde kalan kötü kokuları nötrlemek gibi bir iddiası var bu sıvı sabunun ama ben bu iddiasını gerçekleştirdiğini pek söyleyemeyeceğim. Her sıvı sabunda olan durulanmıyor hissi bu sabunda var maalesef. Egzamamı tetiklememesi benim için artı özelliği oldu. 250 ml'lik bu sıvı sabun 450 defaya kadar kullanılabiliyormuş.Bizim evde 450 defa kullanıma dayanır mı bilemiyorum ama çok azı bile gayet güzel temizliyor.



Gelelim Protect serisinin en sevdiğim ürününe. Her iki sabunun da içeriğine girmeyeceğim çünkü maalesef pek temiz değiller. 
Ama bazı ürünler vardır ya hani her şeye rağmen sevilir; sabunlar da benim için böyle. Amway'in bu sabunu kullanmaya başladığım ilk günden beri favorim oldu. Özellikle kokusuna bayıldığımı söylemeliyim. 
Rahat durulanmasını, köpüğünü ve temizlik hissini sevdim. Cildi her sabun kadar kurutuyor. Duştan sonra nemlendirici kullanmak gerebilir eğer cildiniz çok kuruysa. 
Bu sabunun sevdiğim bir özelliği de biten sabun ziyan olup atılmasın diye iyice küçülen sabunun yapışacağı fotoğrafta görünen soap saver ( sabun koruyucu )  bölümü var. Sabunun en minik parçasına kadar kullanmak mümkün oluyor böylece. 

Protect ürünleri unisex ürünler. 3 yaş üstü çocuklar dahil tüm aile fertleri bu seriyi rahatlıklar kullanabilir. Ama yine de deodorant ve roll on çocuklara uygun olmayabilir..