20 Mayıs 2017 Cumartesi

Mac Fruity Juicy Koleksiyon Lansmanı

Tropikal bir adanın sahilinde şezlonga uzanmış, bir elinizde hindistan cevizi sütüyle hazırlanmış kokteyliniz; eşsiz deniz manzarasını izlediğinizi hayal edin. Mac 2017 yazı için, bizleri adeta tropikal bir adaya götüren nefis bir koleksiyona imza atmış. Ve bu yeni koleksiyonun yani Fruity Juicy Yaz Koleksiyonunun lansmanı geçtiğimiz cuma Panora Avm Mac mağazasında yapıldı.




Tam yaz havasında oldukça şenlikli bir koleksiyon çıkartmış Mac. Koleksiyonun çıkış hikayesi de çok ilginç. Brezilyalı samba dansçısı ve aktris Carmen Miranda'nın kült olmuş şapkalarından esinlenmiş Mac bu koleksiyonda .

Görsel Google'dan alıntıdır



Sadece ambalajları ve sunumuyla değil koleksiyondaki parçalarda tam yazlık ürünlerden oluşuyor.
2 adet Bronzing Powder ( Refined Golden - Baiana Bronze ),  2 adet Studio Sculpt Bronzing Powder ( Delicates - Delphic ), 2 adet Lustre Drop ( Bronze Hero - Sun Rush ) ve 1 adet PearlMatte Face Powder ( Oh My! Passion ) ve şık ambalajıyla hindistan cevizi kokulu Fix+ koleksiyonun yüz için olan ürünleri.


Baiana Bronze dışında bronzer pudraların hepsi minik ışıltılara sahip. Uygulandığında bu minik ışıltılar ciltte çok doğal duruyor. Özellikle yazın güneş altında çok hoş duracaklarını düşünüyorum. Lustre dropların verdiği aydınlığı anlatmam zor, mutlaka mağazada denemelisiniz. Çünkü çok çok güzeller ve yakından görülmeliler. Mac'in en sevilen ürünlerinden olan Fix+ koleksiyona özel ambalajıyla ve hafif hindistan cevizi kokusuyla hepimizin ilgisini çeken bir parça oldu.


Ve gelelim koleksiyonun en can alıcı parçası Oh My! Passion PearlMatte Face Pudraya. Her ne kadar bu güzelliğe pudra dense de allık ve bronzer olarak kullanmak için daha uygun bir ürün. Üzerindeki deseni yüzünden vitrinde saklanılası bir parça Oh My! Passion.


Fruity Juicy koleksiyonunda sadece bronzer ve pudra yok. 4 adet farklı yapıda rujlar ve glosslar bulunuyor.  Mat yapıda tam bir ten rengi olan Calm Heat koleksiyonun en zor rengi. Kremsi yapısıyla Shy Girl daha kullanılabilir nude bir ton. Yoğun renk verme özelliğine sahip fuşya pembe tonundaki Love at First Bite ve saten yapılı mor tonundaki Si,Si Me! Deep bu rujların en güzel renkleri.

Glosslarda rujlarla uyumlu renklerde. Glossların isimleri de çok eğlenceli. Cha Cha Cha , Shake Shake Shake, La Salsa ve Summer Succelence . Bu isimler yüzünden Samba yapası geliyor insanın.


Koleksiyonda 3 adet de far paleti bulunuyor. Fuşya ve mercan renklerin dikkat çektiği sıcak tonlardan oluşan Fruit A La La palet, her ne kadar soğuk tonlardan oluşuyor gibi görünüyorsa da turkuazlar ve bronz renklerle bence gayet yaza uygun bir palet olan Love In The Glades ve mağazada göremediğimiz Oh My Banana palet. 

Görsel Google'dan Alıntıdır 

Yine sıcak tonlardan oluşan Oh My Banana palet lansman günü mü yoktu, hiç mi gelmedi bilemiyorum. Ama mağazaya gitme şansınız olursa bu paleti de sormayı unutmayın.



Mac Fruity Juicy koleksiyonu ana hatlarıyla böyleydi. Bu koleksiyondan ne önerirsin diye soracak olursanız Fix+ ve bronzerlara mutlaka bakın derim. 

Bu keyifli lansman için başta sevgili Şükrü MUAya ve emeği geçen herkese tekrar teşekkürler.

Yeni etkinliklerde görüşmek üzere...

16 Mayıs 2017 Salı

Loreal Yaza Merhaba Etkinliği

Merhabalar,
Geçtiğimiz haftalarda sevgili Nilgün 'ün davetiyle Ankara Kentpark Rossmann mağazasında Yaza Merhaba etkinliğinde buluştuk. Loreal güzellik uzmanı Yağmur hanım bizlere yeni serileri tüm ayrıntılarıyla anlattı bu buluşmada.


Öncelikle son zamanlarda sıkça görmeye başladığımız Saf Kil  ve Değerli Çiçekler serilerinden başladı anlatmaya Yağmur hanım. 



Saf kil maskeleri detoks, arındırıcı ve peeling etkili olmak üzere 3 çeşit. Serinin temizleme jelleri de bulunuyor. İçeriğinde 3 saf kil ( arı kil, montmorillonit kili, rhassoul kili )  ve özelliklerinde göre okaliptüs, kırmızı yosun ve kömür bulunuyor. 


Kozmetik marketlerde görmeye başladığımdan beri oldukça merak ettiğim bir seriydi Değerli Çiçekler serisi. Normal / karma ve kuru / hassas ciltlere uygun serinin temizleme sütü, toniği, temizleme jeli ve mendilleri mevcut. Mis gibi kokan bu serinin içerikleri de fena sayılmaz.



Cilt bakım ürünlerinden sonra sıra renkli kozmetiği geldi. Mat bitişli Infaillible Lip Paint Matte ve parlak bitişli Infaillible Lacquer gerek renkleri gerek yapılarıyla oldukça baştan çıkarıcıydı. Mat rujların 6 rengi, parlak olanların 4 rengi mevcut. Rujların ayrıntılı yazısını en kısa zamanda yazacağım.

Infaillible / Eye Paint

Infaillible   / Gel Crayon 24H Waterproof 


Infaillible 24 saat kalıcı Gel Crayon ve Infaillible Eye Paint renkleriyle beni benden aldı. Göz kalemleri sürüldükten sonra sabitlenme özelliğine sahip. Elinizle uzun uzun gözlerinizi ovuşturmadığınız sürece bütün bir gün durabiliyor.
Eye Paint likit göz farları da kalemler gibi sabitlenme özelliğine sahip. Kalıcılıkları da yine tüm gün diyebilirim. Kalem ve farın da yazısını da yine blogda yazacağım.


Infaillible serisini o kadar geniş tutmuş ki Loreal her ürününü uzun uzun inceledik. Blush paint allık paleti, 20 kata kadar dolgunluk vaadeden False Lash Superstar maskara, Total Cover kapatıcı paleti serinin ilgi çekici ürünleriydi. 


2 saat için toplanıp yine mağazayı kapatıp günü bitirdiğimiz keyifli bir etkinlik oldu Loreal Yaza Merhaba etkinliği. O gün yağan yağmur bile bizi etkilememişti :)

Bu keyifli etkinlikte emeği geçen herkese çok teşekkürler.

Yeni etkinliklerde görüşmek üzere...


11 Mayıs 2017 Perşembe

Vivense'le 6 Duyu 6 Şehir

Bu hafta oldukça ilginç, bir o kadar da keyifli bir davete katıldım. Keşfetmenin sınırı yok diyerek yola çıkan Vivense 6 şehirdeki showroomunda duyularımızı baz alarak ev dekorasyonunda keyifli konseptler yaratmış.





Online mobilya mağazası olan Vivense, showromlarını ürünleri birebir görerek almak isteyen müşteri için hazırlamış. Showroomlarını hergün 10.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaret etmek mümkün.
6 Duyu 6 Şehir 6 Showroom tanıtımları ilk olarak İstanbul Maslak showroomunda Görme Duyusu konseptiyle başlamış.
Biz de lansmanın 2. durağı Ankara showroomunda  İşitme Duyusu konseptiyle hazırlanmış koleksiyonları inceledik. Lansmanda Vivense iç mimarları bizlere 4 farklı senaryo üzerinden 4 farklı yaşam alanı anlattılar.


İlk olarak genç kızlara yönelik öğrenci evini hareketli bir Queen şarkısıyla inceledik. Dekorasyonuyla rahatlığın ön planda olduğu bu yaşam alanında canlı renklere sahip aksesuarlar oldukça ilgi çekiciydi.


2. yaşam alanının konusu sofistike rock şarkılar eşliğinde incelediğimiz bekar işadamı eviydi. Yine şıklığın ve rahatlığın ön planda olduğu bu konseptte en ilgi çekici detaylar siyah mermerden orta sehpası ve yine siyah mermerden çalışma masasıydı.



Huzurlu bir müzik eşliğinde incelediğimiz 3. konsept sakin bir pazar gününü keyfe çeviren bir ailenin yaşam alanıydı. Bu konseptin geniş ve  kanepesi de tüm ailenin bir arada mısır-film keyfi yapmak için rahatlığın ön planda olduğu bir detaydı.



4. ve son konseptimiz romantik bir akşam yemeği oldu. Son konseptimize uygun romantik bir müzik eşliğinde inceledik son yaşam alanımızı. Şık detaylarla beraber yine  rahatlığın ön plandaydı son yaşam alanımızda da. 

Görme ve İşitme duyusundan sonra İzmir'da Koku, Adana'da Tat, Samsun'da Dokunma ve Bursa'da Astro Deko konseplerinin tanıtımı yapılacak bu projenin. 




Günün sonunda Aslı Tamar Design tasarımı "MUSIC" yazılı scrabble tablo hediye edildi. İşitme duyusuna en uygun ve inanılmaz şık bu hediyeye evde yer aramaya başladım bile..

Başta Gökçe hanım olmak üzere tüm Vivense ekibine bu keyifli etkinlik için tekrar teşekkürler...



4 Mayıs 2017 Perşembe

Caudalie Blogger Etkinliği

Merhabalar,
" Asmalar ağlarken kadınlar güler " sloganıyla yola çıkan Caudalie markasını daha yakından tanımak için sevgili Nilgün'ün davetiyle Oran Bayram Eczanesi'nde toplandık.



Caudalie asma ve üzüm özleri başta olmak üzere birçok bitkisel içerik kullandığı ürünleriyle bakımlı ve sağlıklı ciltler vaadeden bir marka. Fransa'nın Bourdeaux, Champagne ve Burgundy bölgelerindeki bağlarının üzümleri ve asmalarını kullanıyor marka. Ürünlerinin hiç birinde paraben, fenoksietanol, mineral yağlar, parafin, sls, fitalat ve hayvansal içerik bulunmuyor. marka doğal ve çevre dostu ham maddeler kullanırken adil ticarete de önem veriyor. Ayrıca hayvanlar üzerinde de deney yapmayan markanın ürünleri veganlar için de uygun.


Caudalie kabin bakımını daha da ileri götürerek spa bakımına çevirmiş. Vinotherapie Spalarından bir tanesi de İstanbul'da bulunuyor. 5 yıldızlı otel konforunda kendimizi şımartmak için oldukça keyifli bir seçenek bu spalar. 
Ülkemizde sadece eczanelerde satılan Caudalie'nin dünyanın  değişik şehirlerinde kendi mağazaları bulunuyor. Bu mağazalarında da müşterilerine butik bakımlar sunuyor. Butik bakımları bizde de eczanelerde bulabilmek mümkün. 



Caudalie marka sorumlusu Serdar bey bizlerle genel bilgileri paylaştıktan sonra Caudalie'nin iddialı spa bakımını uygulamalı göstermek istedi. Günün kurası Nilgün'e çıktı bu sefer. Bakıma her zaman olduğu gibi cildi temizleyerek başladı Serdar bey. Klasik cilt bakımlarına ek olarak Serdar bey lazer ve mezzoterapi işlemi de uyguladı. Glycolic peeling maskeyi cilde sürüp lazerle yakma işlemiyle cilt yüzeyindeki ölü deriyi ve lekeleri temizledi. Sonrasında da serumu mezzoterapiyle cilde uygulayarak daha derine inmesini sağladı. Bu işlemler günün en ilginç anlarıydı. 15-20 dk süren bakım sonunda Nilgün'ün cildine inanamadık. Bakımın asıl etkisini ertesi gün daha net hissetmiş Nilgün.


Serdar bey sayesinde bol kahkahalı keyifli bir buluşma oldu hepimiz için. Günün sonunda Caudalie'nin meşhur ürünü Beauty Elixir'lerimizle eve döndük.
Bu keyifli günde emeği geçen herkese teşekkürler..

Yeni etkinliklerde görüşmek üzere...


2 Mayıs 2017 Salı

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++

Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim. 


UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor. 


Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor. 
A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Yves Rocher Ihlamur Özlü Şampuan

Dermatit sorunumu artık bilmeyeniniz kalmadı. Bu sorunum yüzünden de özellikle şampuan konusunda birazcık titizleniyorum. Yves Rocher şampuanlarıyla da saçlarım ve saç derim anlaştığından beri markanın ürünlerini severek kullanır oldum. En son Yves Rocher Ihlamur Özlü Şampuanı bitirdim.


Yves Rocher' in % 98 doğal içeriğe sahip bitkisel şampuan serisinden ıhlamur özlü bu şampuan. Parlaklık, kolay tarama ve yumuşaklık vaadediyor. Tüm saç tiplerine uygun olan bu şampuanı aile herkesin rahatlıkla kullanabileceğini yazmış açıklamalarında  Yves Rocher. İçeriğinde paraben, silikon ve renklendirici bulunmaması da büyük artısı. 
Kıvırcık saçlarınız varsa eğer; kuru, nemsiz ve zor taranan saç nedir iyi biliyorsunuzdur. Kıvırcık saçların en büyük sorunu nemsizlik ve kurulukdur. Bazen ne yapılırsa yapılsın o kıvırcıkların kuruluğuna çare bulunmaz. Ihlamur özlü bu şampuan saçlara verdiği nemle kıvırcıklarımın biraz yatışmasına yardımcı oldu. Saçlarıma verdiği yumuşaklık ve banyo sonrası rahat taranmasını sağlamasını sevdim. Saç derimde irritasyona ve hassasiyete neden olmadı ama zaman zaman dermatitten dolayı oluşan yağlı kepeklenmeye de faydası olmadı. Gerçi bu şampuandan böyle bir beklentim yoktu ama ıhlamur özlü olunca belki bir ihtimal diye de düşünmedim değil.
Her saç tipine uygun olduğu söylense de yağlı saçlardan ziyade kuru ve normal saçların daha çok seveceği bir şampuan olduğunu düşünüyorum. Boyadan dolayı kuruyan saçlarınız varsa bu şampuanı siz de seversiniz. Ayrıca bu şampuanı kullanırken saç kremi kullanmaya da pek gerek kalmıyor.


Daha önce kullandığım Yves Rocher şampuanlarla kıyasladığımda bu şampuan biraz sıradan kaldı benim için. Saçıma verdiği nemi, temizlemesini sevmiş olsam da fiyatına göre yine de çok özellikli bir ürün olduğunu düşünmüyorum. Bu şampuanın en sevmediğim yanı da yoğun ıhlamur kokusu oldu. Eğer koku hassasiyetiniz varsa mağazada bu şampuanı mutlaka koklayıp alın. Neyse ki yıkama sonrası saçta kokusu kalmıyor. Banyonun da camını açınca sorun biraz daha ortadan kalkıyor benim için. 
İndirimsiz fiyatı 24,90 lira. Yves Rocher sık sık indirim yaptığı için daha uygun fiyata almak her zaman mümkün :)
Siz daha önce Yves Rocher şampuanlarını kullandınız mı ve de sevdiniz mi ? Yorumlarınızı benimle paylaşırsanız sevinirim..

Görüşmek üzere...

26 Nisan 2017 Çarşamba

Cecile Long Kisses Likit Mat Rujlar ( 11- 18 - 36 )

Merhabalar,
Son zamanlarda likit mat ruj furyası aldı başını gitti. En bilindik markalardan tutun da bilinmedik bir sürü markada bu tarz rujları görür olduk. Ama bir marka var ki bir çoğumuzun gözdesi oldu likit mat rujlarıyla.
Cecile Long Kisses Likit Mat Rujlardan bahsediyorum elbette. Serinin bendeki 3 rengi blog konuğum bugün.


Yumuşacık yapıları, rahat sürülmeleri, dudağı kurutmadan sabitlenmeleri Cecile mat rujların en sevdiğim özellikleri oldu. Tüm gün olmasa da uzun süre kalıcı olmaları da bu rujları daha da sevilesi yapıyor. Ve kesinlikle yapış yapış değiller. Sürer sürmez sabitlendiği için özellikle koyu renkleri biraz dikkatli sürmekte fayda var. Çok kolay temizlenmiyor bu rujlar çünkü.


6,5 gr'lık minik ambalaja sahip. Meyveli gibi kokuları var ama çok hafif olduğu için rahatsız etmiyor. Tek katta renklerini veren, üst üste uygulandığında da kalıp gibi durmayan bu mat rujlar sabitlendikten sonra bardaklarda iz de bırakmıyor. Yağlı bir şeyler yiyip içmediğim sürece kalıcılığı daha da uzun oluyor. Koyu renkler dudağın içlerinden daha çabuk siliniyor ama minik bir rötuşla rujumu yeni sürmüş gibi oluyorum.
Açık renkten koyu renge doğru incelemeye ve rujların duruşlarına bakalım..

18 - Soft Maroon



Cecile likit mat rujların en popüler renklerinden 18 - Soft Maroon rengi. Sevgili Ebru'nun etkinliğinde gelmişti bu renk bana. Kahve alt tonlu gül kurusu renginde bu ruj. Smokey makyajlarda, günlük makyajlarda tam bir sür-çık rengi. Tek katta rengini veriyor. Kalıcılığı koyu renklere göre bir tık daha iyi denebilir. Çünkü rengi açık bir ton olduğu için silindiği pek anlaşılmıyor :)

11 - Cecile Red


Tam bir kırmızı halı ruju bence 11 - Cecile Red. Sevgili Nilgün'cüğümün hediyesiydi bu güzel kırmızı. Klasik gri tonlarda makyajla ya da nötrlenmiş göz kapakları ve siyah eyeliner çektiğimde bu ruju kullanmayı seviyorum. Siyah balıkçı yaka kazak- balerin topuzu saçlar da yine bu ruja yakıştırdığım kombinim.
Gerçi bana kırmızı olsun, her koşulda sürerim :))

36 - Dark Brown


Cecile'in son çıkarttığı nude seriden bir renk 36 - Dark Brown. Bu ruj da sevgili Başak'cımın hediyesi bana. Diğer 2 renge kıyasla biraz daha zor bir renk Dark Brown. Tek katta rengini tam vermiyor ve dalga dalga olabiliyor. Üst üste uygulanabiliyor olmasından dolayı bu çok da sorun olacak bir durum değil. Benim için tam bir sürpriz renk oldu bu çikolata kahve. Yakışacağını hiç düşünmezken son zamanlarda elimden düşmeyen bir ruj oldu. En son üniversiteye giderken bu kadar koyu bir kahve tonu kullanmıştım. Önümüzdeki kış bol bol çikolata kahveler kullanacak gibiyim :)
Dudak içlerinden daha kolay siliniyor ama. Bu kadarcık kusur görmezden gelinebilir tabi ki.

Cecile Long Kisses rujlardan bir kaç renk daha var aklımda. Onları da alırsam kendi serimi tamamlamış olacağım. Henüz bu seriyi denemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz. İndirim dönemlerini takip edip kendinize hemen bir tane almalısınız :)

Görüşmek üzere...