15 Eylül 2017 Cuma

Pixi By Petra MultiBalm Cheek&Lip

Merhabalar,
Pixi Beauty ürünlerine pembe dizi tadında devam edelim mi :) Bugün de çok amaçlı kullanımıyla sevdiğim MultiBalmdan bahsedeyim sizlere..


Pixi Beauty'nin hem allık hem ruj hatta bronzer olarak kullanılabilen çok amaçlı multibalmları yapısıyla sevdiğim bir ürün oldu. İçeriğinde bulunan shea yağı, aloe vera ve gül yağıyla da hem uygulama kolaylığı sağlıyor hem de uygulandığı bölgeye nem vererek sağlıklı bir duruş sağlıyor.


5 rengi olan MultiBalmların bendeki rengi Baby Petal. Kahve alt tonlu şeftali tonunda bir renge sahip Baby Petal.  


Fırçayla uygulamayı denemedim ama parmaklarımla uyguladığımda aldığım sonuçtan gayet memnunum. Toz allıklar için baz gibi de kullandım bu ürünü ve toz allıkların kalıcılığını arttırdı bu şekilde kullandığımda. Heidi gibi olmamak için baz olarak kulladığımda toz allığı çok az uyguladım :)



Yanaklarımda gayet güzel bir şeftali tonu olan MultiBalm, dudaklarımda kahve alt tonlu bir nude ruj oldu. Benim tenime kahve alt tonlu nude rujlar pek yakışmıyor ve dudaklarımdaki bozukluklar bu tonlarda çok fazla belli oluyor. ( Evet dudaklarımı yiyorum 🙈 ) Ama dudaklara nem vermesi de oldukça başarılı. 


Rengiyle ve yapısıyla benim için yazlık bir ürün oldu MultiBalm. Yazın çok sıcaklarda yüzüme hafif renk vermek istediğimde yanaklarıma minik dokunuşlarla uyguluyordum. Yaz perfomansı benim aşırı terleyen cildimde fena değildi; bu sebeple kış performansının çok daha iyi olacağını düşünüyorum.

İçeriğinde paraben ve parfüm bulunmayan, ayrıca hayvanlar üzerinde test yapmayan Pixi MultiBalma internet sayfalarından ulaşabilirsiniz..








13 Eylül 2017 Çarşamba

Pixi By Petra Quick Fix Powder

Yavaş yavaş makyaj sezonunu açtım kendi adıma. Makyaj yaparken kullanmayı sevdiğim ürünlerin başında pudralar geliyor. Yaz sıcaklarında da makyaj yapmam gerektiğinde de kurtarıcım oluyor pudralar. Tek başına pudra kullanacağım zaman tercihim sıkıştırılmış formdaki pudralar oluyor. Makyaj sabitlemek için de loose powder yani toz pudraları tercih ediyorum.
Toz ve sıkıştırılmış pudraların farkından bahsedecek olursam ; loose yani toz pudralar makyajın doğal bitişli olmasını ve sabitlemesini sağlarken sıkıştırılmış pudralar cildin fazla yağını emerek daha pürüzsüz görünmesine de yardımcı olur. Her iki formdaki pudranın renklileri cilt tonunu da düzenlemek için tek başına kullanılabilir ama sıkıştırılmış pudralar daha yoğun renk verme özelliğine sahiptir.



Geçtiğimiz ay Pixi Beauty 'den gelen paketten bu minik ama çok işe yarayan sabitleme pudrası çıkınca hiç pudram yokmuş gibi sevindim.
Pixi Quick Fix Powder oldukça hafif yapılı, uygulandığında blur etkisiyle ciltte kadife bitiş sağlayan ve makyajı gün boyu sabitlemeyi vaadeden renksiz bir ürün. İçeriğinde paraben ve parfüm bulunmuyor.



Toz pudraların ambalajları genelde tuzluk gibi delikli olur ve uygulamak için de içinden ayrı bir aplikatör çıkar. Pixi sabit sünger aplikatörlü bu ambalajıyla uygulama kolaylığı sağlamış. Ama ben kabuki fırçalarla uygulamayı tercih ediyorum, fırçayla daha hafif ama daha düzgün bir görüntü sağladığımı düşünüyorum.
Son zamanların moda makyaj trendi olan makyajı pişirme yöntemi için de Pixi pudra oldukça iyi iş görecektir.



Kapağındaki aynasıyla ve minik ambalajıyla her ne kadar çantaya at çık pratikliğinde bir ürün olsa da ben yine de dökülme ihtimaline karşı evde uygulamayı tercih ediyorum. kalıcılığını henüz uzun süreli deneme şansım olmadı ama 3-4 saat kadar cildimde kaldını söyleyecebilirim. Ama benim cildim çok terlediğim için parlamaya da yatkın bir cilt olduğundan mat etkisi daha kısa sürdü.



Pixi hayvanlar üzerinde test yapmayan doğaya saygılı bir marka. İndirim dönemlerini takip ederek online alışveriş yapabilirsiniz. Türkiye'ye de gönderimi olan sitede belli bir alışveriş miktarına da ücretsiz kargo seçeneği mevcut. 










11 Eylül 2017 Pazartesi

Siyah Beyaz Bir Hayat Bu Doğumgünü Etkinliği

Ağustos'un son pazar günü hem sevgili Kubiş'in doğum gününü hem de 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutladık.


Blogdan ve instagramdan takipleştiğimiz ama farklı şehirlerde yaşadığımız için bir araya gelme şansımız olmayan blogger arkadaşlarımızla da yüz yüze tanışma fırsatı bulduğumuz harika bir etkinlikti.


Bol sohbetli kahkahalı keyifli bir etkinlikten geriye bu güzel fotolar kaldı. 


Sevgili Kubiş sanal dostlukların olduğu bu blog aleminde tanıdığım bir avuç dostta birisi benim için. Yeni yaşı güzellikler getirsin Kubiş'ime..


Bir avuç dosttan biri olan Hilal'imi de bu etkinlik sonrası Hırvatistan'a yolcu ettik. Hem doğum günü, hem 30 Ağustos Zafer Bayramı, hem yaz sonu kavuşması hem de bir veda buluşması oldu bu etkinlik. 


Bu etkinliğe hazırlanırken Kubiş oldukça yoruldu. Her anına birebir şahit olduğum hazırlık süreci sonucunda birçok sponsor firma da hediyeleriyle bizlerle birlikteydi.


Blogger dostu Revox firmasından Gamze hanım yeni ürünleri Klora Karşı Koruyucu Şampuanları ile bizimleydi. Bizim evin en popüler dökülme karşıtı şampuanı Bioblas, yine dökülmelere etkisini merak ettiğim yeni markalardan Bioz Sarımsaklı Şampuan ve sevdiğim markalardan Otacı mis gibi zambak kokan şampuanıyla bizimleydi.



Saç bakım kompleksine bayıldığım HC Care hem bakım kompleksi hem de micellar su göndermi hepimize. Micellar suyu merak ederken bu hediyeler harika oldu.


Egzamanın her türüyle mücadele eden zavallı cildimi yatıştıran nadir markalardan olan Bioderma tam da ihtiyacım olan ürünlerle yine kalbimi çaldı..


Yves Rocher'in minik boyuna rağmen 40 duşluk konsantre jeli merak ettiğim ürünlerdendi. Orifleks çam tipi kulak tıkacı çok işime yarayacak bir üründü ama keşke xlarge olmasaymış.
Mustela firma yetkilisi Eda hanım markanın yeni ürünleri yeni doğan bebekler için hassas yıkama jeli ve bebek yağını bizlere anlattı. Yenidoğan doktoru Yelda hanım ve ebe Fatma hanım da bizlere doğum ve bebeklerle ilgili bilgiler verdi. 


Capilactif seyahat boy ürünlerden oluşan bir paket yollamış bizlere. Farmona firmasından gelen güneş kremi de seneye kullanılmak üzere kaldırıldı.
Etkinlikte yepyeni bir markayla tanıştık. Palabs firması hyaluronik asit serumu ve nemlendirici testerlarına bayıldığımı söylemeden geçmeyeyim..


Yine etkinlik sayesinde tanıdığım ama şimdiden evin demirbaşlarından olmaya aday Mavi Krem ve sabun delisi olarak bayılarak kullanacağım İrem Doğal Sabun evde yerlerini aldılar bile. Bazı firmaların ürünlerini Kubiş çekilişle bizlere dağıttı. Benim payıma Myra Salyangoz Özlü Krem düştü. 


Yayla Bakliyat Gurme Fit serisinden çeşnili bulgurlar yollamış. Spor sonrası benim için harika olacaklar. Dr. Oetker Kekburger ve Brownili Puding de spora gitme sebebim olacaklar maalesef :)))
Pakmaya'nın yeni ekmek ve çörek harçları da yapılıp afiyetle yenecekler. 


Temizlikte en büyük yardımcılarım Highgenic ürünlerim de yedeklenmiş oldu Kubiş sayesinde.


Karakter Dükkanı Minions Çılgın Hırsız plaj havluları yeğenlerime bayram hediyesi oldular.


Lezzetli kurabiyeleri ve kekleriyle Mirzade Pasta, spor sonrası düşen enerjimi toparlamak için çantamdan eksik etmediğim enerji barlarından denemek istediğim Fellas ve Kurmesnacsk, sevimli aynasıyla ElmaNikahŞekeri, Sanisticks lavabo açıcı ve Sosyopix bizleri etkinlikte yalnız bırakmayan diğer firmalardı. 

Bu keyifli buluşma için tekrar teşekkürler Kubişim ...







22 Ağustos 2017 Salı

Makeup Revolution Unicorns Heart Aydınlatıcı

Aşk mı desem, arzu nesnesi mi desem bu güzeli nasıl tanımlasam bilemedim. Gökkuşağının birkaç rengini bir kutuya koymuşlar adına da Unicornların Kalbi demişler bize de almak düşmüş :)


Pek sevgili Jeffree Star'ın başımıza musallat ettiği Unicorn- Rainbow aydınlatıcıları bir çok marka da koleksiyonuna ekledi. Makeup Revolution da Unicorns Heart'la  tam kalbimizden vurdu bizi. Çünkü bu aydınlatıcı 'gerçek tek boynuzlu atlar tarafından' yapılmış..


Hepsi de birbirinden pigmantasyonlu 5 renkten oluşuyor Unicorn aydınlatıcı. Bu renkler lila, mavi,yeşil, sarı ve pembe. Pigmantasyonu o kadar yoğun ki kontrollü uygulamazsanız disko topuna dönmeniz işten bile değil. 
Uygulamayı fan fırçası, pofidik far fırçası hatta karıştırma fırçasıyla bile yapabilirsiniz. Ben en iyi sonucu karıştırma fırçasıyla aldım. Ama iyi bir fan fırçasına ihtiyacım varmış bu aydınlatıcı sayesinde bunu anladım :)




Her güzelin bir kusuru var hesabı bu güzelin de kusuru bence tüm renkler birbirine ne kadar iyi karışırsa karışsın mavi ve yeşil renklerin yoğunluğu çok fazla. Çok az ve kontrollü uygulayarak bu sorun aşılsa da yine de mavi ve yeşilin baskın olmasını sevmedim.
Yine de gerek ambalajıyla gerek görüntüsüyle koleksiyonluk bir parça olduğunu düşünüyorum. 
Sadece bakmak bile yetiyor mutlu olmaya :)) 





18 Ağustos 2017 Cuma

Kurban Bayramında Alınabilecek En Güzel Hediye

Kurban Bayramı’nda sevdiklerinizi ziyaret ederken, yıllar boyunca kullanabilecekleri pratik bir hediye de vermeye ne dersiniz? Yalnız uyarayım; bu hediye o kadar güzel ve kullanışlı ki, kendinize saklamak isteyebilirsiniz! Derin dondurucular son derece faydalı cihazlar ve özellikle Kurban Bayramı gibi dönemlerde büyük bir sorunu çözüyorlar: Uzun süreli gıda depolama. Geçen bayram bir derin dondurucu kullanmanın ne denli önemli olduğunu anladım, zira etlerimin çoğunu (bozulmasınlar diye) hemen tüketmek, tüketemediklerimi de dağıtmak zorunda kaldım. Buzdolapları uzun süreli gıda depolamak için uygun bir çözüm değil, en fazla bir hafta içinde et tüm tazeliğini yitiriyor, hatta bozulmaya başlıyor.

Derin dondurucular ile böyle tanıştım ve uzun bir araştırmadan sonra, tercihimi yatay derin dondurucu modellerinden yana kullandım. Yatay olmaları kapaklarının üst kısımda olması anlamına geliyor. Bu tasarım son derece kullanışlı ve pratik: Muazzam bir kullanım rahatlığı ve depolama alanı yaratıyor. Marka konusunda seçim yaparken hiç tereddüt etmedim ve Uğur Soğutma markasını seçtim. Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma, 63 yıldan bu yana piyasadaki en kaliteli ve en sağlam derin dondurucuları üretiyor. Renk konusunda beyaz ile sınırlı olduğumu düşünüyordum ancak şaşırtıcı bir şekilde çok sayıda renk seçeneğim olduğunu fark ettim. UED 210 A++ isimli model, birden fazla renk seçeneği içeriyor ve ben en çok mor ile gümüş renklerini beğendim. Açıkçası halen karar vermiş değilim ama mor rengi seçecek gibiyim – çok şık duruyor!

 

Tek özelliği şık durması değil elbette, 190 litre iç hacmi var ve emin olun sadece sizin değil, tüm akrabalarınızın gıdalarını depolamak için fazlasıyla yetiyor! UED 210 A++ enerji sınıfına giren bir model, yani hemen hiç enerji harcamıyor ve elektrik faturasının artmasına neden olmuyor. Dolap içi LED aydınlatma sistemi ve elektrik kesilse bile 48 saat boyunca gıdaları korumaya devam etmesi, sevdiğim diğer özellikler arasında yer alıyor. Bu yılki etleri bir sonraki bayrama dek ilk günkü tazelikleri ile depolamaya kararlıyım: UED 210 A++ derin dondurucu sayesinde bu mümkün oluyor! Satın almak isteyenler için bir ipucu da vereyim: http://satis.ugur.com.tr adresinden sipariş verir ve satın alma işlemleri sırasında UGURGUMUS veya UGURMOR indirim kodunu kullanırsanız, ekstra %5 indirim elde ediyorsunuz. Kampanya hakkında detaylı bilgi için BURAYA tıklayabilirsiniz.

                                        

Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Amway G&H Protect Vücut Bakım Serisi

Geçtiğimiz aylarda sevgili Gülsen'in davetiyle katıldığım Amway etkinliğinde G&H Vücut Bakım ürünlerinin tüm serisi denememiz için hediye edilmişti.  G&H Vücut Bakım serilerinden ilk olarak tüm aile bireylerinin kullanabileceği bakteri koruması ve koku kontrolü sağlayan Protect serisinin ürünlerini kullandım. Yoğun sıcaklarda kullanmak için de en uygun seri bence Protect serisi oldu.


Protect serisi adı gibi etkin koku korunması ve cilt temizliği vaadeden bir seri. Deodorant, roll on, sıvı ve katı sabunlardan oluşan bir seri Protect. İçeriğinde bulunan yaban mersini özü, beyaz çay, c vitamini ve doğal minerallerle cildin korunmasına ve yenilenmesine yardımcı oluyor bu seri. Ve serinin en baştan çıkartıcı yanı da bence muhteşem kokusu.



Protect serisinin vaadi koku kontrolü ve bakteri koruması olunca hem deodorant hem de roll on'dan beklentim biraz yüksek oldu. Her iki ürünü de özellikle spor yaptığım günlerde kullandım.


Hem deodorantın hem de roll on'un etkinliğini anlamak için sıcak havada yapılan spordan daha iyi bir yöntem olmasa gerek. Normalde de aşırı terleyen bir fani olarak sporda bu terleme hali daha da beter olabiliyor bende. Bu sebeple spor yaparken bile tişört değiştirdiğim zamanlar oluyor. 
Her iki ürünü denerken biraz pis bir yöntem kullandım. 3 gün boyunca sporda aynı tişörtü giydim. Roll on kullandığım 3 gün boyunca hiç bir şekilde ter kokusu olmadı. Ama deodorant aynı etkiyi göstermedi. Spor sonunda ter kokusunu önlemedi ne yazık ki. 3. gün sonunda tişört fena durumdaydı 🙈


Roll on'un koruyuculuğunun daha iyi olmasındaki neden içeriğinde ne yazık ki alüminyum bulunması. Meme kanseriyle alüminyum ilişkisi ispatlanmışken içeriğe ve doğaya bu derece öenem veren Amway'in neden roll on içeriğinde bu zararlı kimyasalı kullandığını da pek anlayamadım ama neyse..
Deodorant içerik olarak daha temiz olmasına rağmen benim alerjik astımımı tetikledi. Deodorantı sıktığım an nefesim tıkanıyor. Sanırım bunun sebebi de içeriğindeki itici gazın bütan gazı olması. Bu yüzden her iki ürünü de kullanmaya devam edemedim. 

Her iki ürün de leke yapmadı ve ciltte hassasiyete neden olmadı. Deodorant kol altına uygulandığında sanki hava sıkıyormuş gibi kupkuruydu. Bu özelliğini sevdim ama ne yazık ki tıkanan nefes yerine ıslak kol altını tercih ettim :))
Alüminyumla ilgili takıntınız yoksa ve astım-alerji gibi sorunlar yaşamıyorsanız her iki ürünü de deneyebilirsiniz.

deodoant içerik

roll on içerik

Protect serisinin hem sıvı hem de kalıp sabunları var. Birkaç yıldır sıvı sabunu içeriklerinden dolayı ve egzamamı tetiklediği için almayı bırakmıştım. Amway sıvı sabunu da biraz tereddütlü kullanmaya başladım.


Soğan, sarımsak, balık vs gibi elde kalan kötü kokuları nötrlemek gibi bir iddiası var bu sıvı sabunun ama ben bu iddiasını gerçekleştirdiğini pek söyleyemeyeceğim. Her sıvı sabunda olan durulanmıyor hissi bu sabunda var maalesef. Egzamamı tetiklememesi benim için artı özelliği oldu. 250 ml'lik bu sıvı sabun 450 defaya kadar kullanılabiliyormuş.Bizim evde 450 defa kullanıma dayanır mı bilemiyorum ama çok azı bile gayet güzel temizliyor.



Gelelim Protect serisinin en sevdiğim ürününe. Her iki sabunun da içeriğine girmeyeceğim çünkü maalesef pek temiz değiller. 
Ama bazı ürünler vardır ya hani her şeye rağmen sevilir; sabunlar da benim için böyle. Amway'in bu sabunu kullanmaya başladığım ilk günden beri favorim oldu. Özellikle kokusuna bayıldığımı söylemeliyim. 
Rahat durulanmasını, köpüğünü ve temizlik hissini sevdim. Cildi her sabun kadar kurutuyor. Duştan sonra nemlendirici kullanmak gerebilir eğer cildiniz çok kuruysa. 
Bu sabunun sevdiğim bir özelliği de biten sabun ziyan olup atılmasın diye iyice küçülen sabunun yapışacağı fotoğrafta görünen soap saver ( sabun koruyucu )  bölümü var. Sabunun en minik parçasına kadar kullanmak mümkün oluyor böylece. 

Protect ürünleri unisex ürünler. 3 yaş üstü çocuklar dahil tüm aile fertleri bu seriyi rahatlıklar kullanabilir. Ama yine de deodorant ve roll on çocuklara uygun olmayabilir..













26 Temmuz 2017 Çarşamba

Caudalie Üzüm Çiçeği Aromalı Duş Jeli

Yaz gelince hepimiz adeta birer su kuşu oluyoruz. Sıcaklardan dolayı bazen günde 2 kere duş almak bile yetmeyebiliyor. Sık duş alınca da temiz içerikli ürünler daha da önem kazanıyor. Caudalie Üzüm Çiçeği Aromalı Duş Jeli tam da bu zamanlarda duşta en büyük yardımcı olmaya hak kazanan bir ürün oluyor böylece.



Sabun içermeyen ve aloe vera içeren formülüyle cildin doğal Ph dengesini bozmadan temizlik vaadeden Caudalie, duş sonrası cildin canlanmasını sağlıyor. İçeriğinde paraben, sls, fitalat, mineral yağlar, renklendirici ve hayvansal hiç bir şey barındırmıyor. Caudalie hayvanlar üzerinde deney yapmayan veganlar için de uygun bir marka.


Oldukça hafif, duşun buharında rahatsız etmeyen hoş bir kokusu var Caudalie duş jelinin. Duşun buharını bilerek yazdım. Çünkü bazı parfümler banyonun sıcak buharında çok rahatsız edici olabiliyor. Bol köpüklü ürünleri seviyorsanız Caudalie duş jeliyle ilk başta pek anlaşamayabilirsiniz. İçerinde SLS olmadığı için çok köpüren bir ürün değil.  Ama uygulama sonrası cildin temizlendiğini ve rahatladığını hissedebiliyorsunuz. Ayrıca bol köpük iyi temizlik değildir, bunu da söylemeden geçmeyeyim :)

Ciltten kolay durulanmasını, cildi temizlemesini beğendim. Çok az da olsa duş jellerinin ciltte bıraktığı kayganlığı Caudalie duş jelinde de hissettim. Hassas ciltlerin de rahatlıkla kullanabileceği bir ürün. Cildimi banyo sonrası kurutmadı. Gerçi yazın çok fazla kuruluk yaşamıyorum. Bu duş jelini bir de kışın denemeli.. 
Beni yakından tanıyanlar duş jellerini sevmediğimi bilirler. Bu sebeptendir ki Caudalie duş jeli tüm bu olumlu yönlerine rağmen benim için sıradan bir duş jelinin ötesine pek geçemedi. 



200 ml'lik tüp ambalajı pratik bir kullanım sağlıyor. Tüp ambalajlı ürünler seyahat için de rahat oluyor. Fiyatı da Caudalie markasına göre gayet uygun. İndirimsiz fiyatı 40 lira civarında. Özellikle indirimleri takip ederseniz çok daha uygun fiyata alabilirsiniz.
Ciltte hassasiyet yaratmadığı , içeriğine göre uygun fiyatlı olması ve pratik ambalajından dolayı özellikle tatillerde tekrar alabileceğim bir ürün Caudalie üzüm çiçeği aromalı duş jeli. ( Aramızda kalsın, seyahatlerde sabun hiç pratik olmuyor 🙈 )

Siz daha önce Caudalie duş jellerinden kullandınız mı, yorumlarınızı benimle paylaşırsanız sevinir..

Görüşmek üzere...