8 Temmuz 2020 Çarşamba

Cilt Bakım Rutinim

Hepimizin kendimize özel bir cilt bakım rutini mutlaka vardır. Bu hafta 3 Ürün 1 Yorum köşemizde #cildinegöreseç ekibi olarak rutinimizi yazalım dedik. Cilt bakım rutini günlük, haftalık hatta mevsimlik olabilir.




Ben günlük cilt bakım rutinimi anlatacağım sizlere. Günlük rutinde neler olmalı, ben neler yapıyorum kısaca bahsetmeye çalışacağım.
Cilt bakımının 3 temel adımı vardır. Temizleme, tonikleme ve nemlendirme. Bu temel adımlara yaşımıza ve cildimizin ihtiyacına göre essance, serum, güneş kremi gibi gerekli adımlar eklenip zengin bir bakım rutini oluşturmalıyız.


Güne yüzümü sadece suyla yıkayarak başlıyorum. Gece boyu cildim fazla sebum üretmediyse sadece suyla yıkamak bana yeterli geliyor. (Eğer cildim sebum ürettiyse gece rutinimdeki ürünleri tekrar gözden geçiyorum. Bazı ürünler sebum dengesini bozabiliyor çünkü.) 
Akşam rutinim öncesi yüz temizleme ürünleriyle yüzümü yıkıyorum. Gün içerisinde cilt yüzeyinde biriken kirden sadece suyla kurtulmak pek mümkün değil çünkü. Jel, krem ve köpük formunda cildimi yormayan temizleme ürünlerini tercih ediyorum. Medic8'in bu köpüğü temizleme konusunda gerçekten başarılı. Cildimi kurutmadan temizliyor. 
Makyaj ve güneş kremini temizlerken Double Cleansing yani Çift Temizleme yöntemini tercih ediyorum. Yani cildimi önce temizleme yağıyla temizleyip sonra temizleme jeliyle yıkıyorum.


Yüzümü yıkarken bazen Nascita'nın yüz yıkama fırçasını kullanıyorum. Kılları çok yumuşak ve cildi asla çizmiyor. Ama yine de böyle aparatların sık kullanmaması gerektiğini düşünüyorum. 


Temizleme sonrası aşama tonikleme. Gözenekleri sıkılaştırmak, cildi sakinleştirmek ve cilde ilk aşama nemlendirmek için tonik önemli bir adım. Toniği pamuğa döküp tüm yüzü silmek yerine avucuma alıp tampon hareketlerle uygulamayı tercih ediyorum. Bu şekilde etkisinin çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bu ara hava çok sıcak olduğu için ve de elimdeki tonikler AHA'lı içeriğe sahip olduğu için termal suları kullanıyorum. Yaz için bir tonik almam lazım. Çünkü termal sular cilt için ne kadar faydalı olursa olsun toniğe alternatif bir ürün değildir. Hatta cilt bakım rutininde tonik öncesi, serum ve krem öncesi kullanılabilecek bir aşamadır. 
Institut Esthederm Eau Cellulaire içerisindeki minerallerle cildi rahatlatıp nemlendiren bir sprey. Yazın kullanmayı daha çok seviyorum. Bu boyuna denk geldikçe alıyorum çünkü çantaya atmak için de pratik bir boy.


Temizlik ve tonik aşamasından sonraki nemlendirme aşamasına geçmeden önce araya essance, serum ve ampul gibi zengin içerikli ürünler eklemek gerekir. Ben günlük bakımda kışın yağ bazlı serumlar, nem serumları tercih ederken yazın su bazlı daha hafif serumlara geçiyorum. Sıcak havalarda da serumu gece rutinine dahil ediyorum. Aşırı sıcaklarda serumu rutinimden bir süreliğine çıkartıyorum. Zaten aşırı sıcaklarda hiçbir şey kullanamıyoruz. Cildimi termal suyla hafifçe nemlendirip serumu avucumda ısıtıp nemli cildime tampon hareketlerle uyguluyorum. Nemli cilde uygulanan serum cilt tarafından daha iyi emilir ve cildi nemlendirme etkisi de artmış olur.


Cildimizin en hassas bölgesi olan göz çevresini de cilt bakım rutininde ihmal etmemek gerekiyor. Bu ara iki görüş var göz kremleriyle ilgili. Bir kısım yüzüne uyguladığı nemlendiriciyi göz çevresinde de kullandığını, göz kremlerinin bir pazarlama ürünü olduğunu söylerken bir kısım da göz çevresi için ayrı bir krem kullanılmalı diyor.
Ben göz kremi kullanma taraftarıyım. Yaz için Vichy Mineral 89 çok uygun, ağırlık yapmayan bir krem oldu benim için. Kış dönemi bu kremi göz serumu gibi de kullanmayı seviyorum. Göz çevrem çok kuru olduğu için kışın biraz daha yoğun yapılı kremlere geçiyorum. 
Günlük rutinimde göz kremini sabah-akşam kullanıyorum.


Günlük rutinimin son aşaması nemlendirme. Kullandığım nemlendiricileri de mevsime göre değiştiriyorum. Kışın yoğun yapılı, nem veren kremlerden yazın daha hafif yapılılara geçiş yapıyorum. Gündüz rutinimde kullandığım Avon'un kenevir özlü kremini kızarıklıklara iyi geldiği için kullanmaya başlamıştım. İlk iki hafta gerçekten de kızarıklıklarda etkisi çok iyiydi ama sonra herşey başa döndü. Şu an hafif yapısından dolayı kullanmaya devam ediyorum.
Geçen haftaya kadar Farmasi gül serisinin bu kremini akşam rutinimde kullanıyordum. Yapısı mevsim geçişleri için daha uygun. Bu hafta havalar iyice ısındığı için ağır gelmeye başladı ve akşam rutinimde aloe vera jele geçtim. Farmasi kremi de sonbaharda kullanmak için şimdilik kaldırdım. Farmasi gül serisini ayrı bir yazıda ayrıntılı incelerim belki.


Cilt bakımının olmazsa olmazlarından olan güneş kremiyle gündüz rutinimi bitiriyorum. Güneş kremini kışın nemlendirici üstüne yazın tek başına kullanıyorum. Bu sene pandemiden dolayı pek güneşle haşır neşir olamadığım için güneş koruma faktörlü nemlendiricilerle geçiştiriyorum bu adımı. Ama dışarı çıkarken asla ihmal etmiyorum. 
Güneş kremi kullandığımda temizleme adımında da yazdığım gibi akşam rutinimde çift temizleme yöntemiyle cildimi kimyasallardan arındırıyorum.


Günlük cilt bakım rutinimin aşamaları kullandığım markalar zaman zaman değişse de yıllardır bu şekilde. Haftalık bakımda bu rutine sırasıyla peeling, gözenek arındırıcı maske ve nem maskesi ya da kağıt maske ekleniyor. Haftada 2 ya da 3 kere kullanıyorum bu ürünleri de.
Rutinimi yazarken ne kadar çok aşama varmış dedim ama iş uygulamaya gelince tüm aşamaları büyük bir keyifle yapıyorum.

Nilgün ve İrem'in cilt bakım rutinlerini benim kadar merak ediyorsanız Nilgün için buraya , İrem için de buraya tıklayabilirsiniz.


4 yorum:

  1. Ben de dermatoloğuma danışarak göz kremlerini atlamayan taraftayım. Bu konuları "uzman" olmadan çok bilenlerin ciltlerinin durumu ortada zaten. Maşallah diyelim, doğru bildiğimiz yolda devam :))))))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her akıma uysaydık bu ciltler neye dönerdi kimbilir :)) Bildiğimiz yolda devam ;)

      Sil
  2. ortak çok ürünümüz var.. Farmasi güllü seri çok iyidir bak aklıma geldi yine alayım ondan ...

    YanıtlayınSil
  3. Seri gerçekten güzelmiş. Sonbahar için kaldırdım :)

    YanıtlayınSil